BibTex RIS Kaynak Göster

İslam Hukuku Açısından Ekonomik Boykot: Aksa Tufanı Sonrası Boykot Uygulamaları Özelinde

Yıl 2025, Cilt: 5 Sayı: 2, 113 - 135, 31.12.2025

Öz

Konu ve Amaç: Ekonomik boykot, başkalarıyla ticari iş veya ortaklık şeklindeki etkileşimlerin kasıtlı ‎olarak durdurulması anlamına gelir.‎ Devlet otoritelerinin, kurumların ve bireylerin, bir tarafın saldırgan davranışlarda ‎bulunmasına yanıt olarak o tarafla ticari ilişkileri kesmek için kullandıkları bir ‎yöntemdir.‎ Araştırmanın amacı, ekonomik boykot kavramını İslam hukuku açısından, maslahat (kamu yararı) temelinde tanımlamak ve boykotun şer’î hükmünü incelemektir. Araştırma, Aksa Tufanı sonrasında bazı uluslararası şirketlere yönelik boykot çağrılarının artması üzerine ortaya çıkan ekonomik boykot ile sınırlıdır.
Yöntem: Ekonomik boykot, başkalarıyla ticari iş veya ortaklık şeklindeki etkileşimlerin kasıtlı ‎olarak durdurulması anlamına gelir.‎ Devlet otoritelerinin, kurumların ve bireylerin, bir tarafın saldırgan davranışlarda ‎bulunmasına yanıt olarak o tarafla ticari ilişkileri kesmek için kullandıkları bir ‎yöntemdir.‎ Araştırmanın amacı, ekonomik boykot kavramını İslam hukuku açısından, maslahat (kamu yararı) temelinde tanımlamak ve boykotun şer’î hükmünü incelemektir. Araştırma, Aksa Tufanı sonrasında bazı uluslararası şirketlere yönelik boykot çağrılarının artması üzerine ortaya çıkan ekonomik boykot ile sınırlıdır.
Bulgular: Araştırmanın en önemli sonuçları şu şekilde ifade edilebilir: Öncelikle ekonomik boykotun İslam hukukundaki hükmü, boykot uygulanan şirketin Müslümanlara verdiği zararın derecesine göre değişmektedir. Araştırma, şirketlerin verileri ile ilgili kendi web sitelerinde paylaşılan ekonomik istatistiklere dayanmaktadır. Söz konusu verilerde Aksa Tufanı sonrasında şirketlerin boykot nedeniyle önemli bir ekonomik kayba uğramadığı iddia edilmektedir. Ancak bu verilerin sağlamasının yapılacağı bir kontrol mekanizması tespit edilememiştir. Bu veriler çerçevesinde, boykot edilen çok uluslu şirketlerin hedeflenen ölçüde ciddi bir maddi kayba uğramadıkları söylenebilir.
Sonuç: Araştırmanın sonucuna göre Müslümanlara potansiyel veya bilfiil zarar veren bu tür şirketlerin boykot edilmesi çağrılarına daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Zira mevcut boykot uygulamalarının, makalede ulaşılan İslam Hukuk sistemindeki boykot ile ilgili hükümlerle gerçekleştirilmesi hedeflenen maksatları elde etmede yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca tüketici ihtiyaçlarını karşılamak adına yeterli oranda alternatif ürün de bulunmaktadır. Bu da boykotun gerçeklikten uzak bahanelerle ihmal edilemeyecek önemde olduğunu göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Ekonomik boykot, maslahat, kamu yararı, İslam hukuku, Aksa Tufanı, uluslararası şirketler, şer’î hüküm, alternatif ürünler.
Sonuç: Araştırmanın sonucuna göre Müslümanlara potansiyel veya bilfiil zarar veren bu tür şirketlerin boykot edilmesi çağrılarına daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Zira mevcut boykot uygulamalarının, makalede ulaşılan İslam Hukuk sistemindeki boykot ile ilgili hükümlerle gerçekleştirilmesi hedeflenen maksatları elde etmede yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca tüketici ihtiyaçlarını karşılamak adına yeterli oranda alternatif ürün de bulunmaktadır. Bu da boykotun gerçeklikten uzak bahanelerle ihmal edilemeyecek önemde olduğunu göstermektedir.

Economic Boycott from the Islamic Law Perspective: A Post-Tūfān al-ʾAqṣā Case Study

Yıl 2025, Cilt: 5 Sayı: 2, 113 - 135, 31.12.2025

Öz

Subject and Purpose: An economic boycott is a process that states, agencies, and ‎individuals use to cut off trade relations with another party, aiming to apply economic pressure. This research aims to define the concept of economic boycott from an Islamic perspective and its rulings. The study concentrates on the economic boycott that followed the Tūfān al-ʾAqṣā in Gaza and the subsequent increase in calls for the boycott of international corporations.
Method: A selection of prominent brands was examined to assess the financial impact of the boycott on the selected companies and to evaluate whether the objectives of Sharī‘ah were met while practicing boycotts. The inductive approach was employed to trace the opinions of jurists regarding the economic boycott as well as the commercial activities of the companies involved following the Tūfān al-ʾAqṣā. Additionally, the analytical approach was utilized to analyze this data and connect it to the concept of public interest within Islamic law.
Results: This research was based on economic statistics shared on the boycotted companies' websites. The data in question claims that the companies did not face a significant financial loss due to the boycott after the Tūfān al-ʾAqṣā. However, a control mechanism to verify this data could not be determined. While it can be said that the companies did not face a serious financial loss, more ‎sensitivity should be shown to calls for the boycott of such companies that potentially harm Muslims or support enemies ‎who commit genocide in places like Gaza.
Conclusions: Since current boycott practices are insufficient to achieve the purposes aimed to be realized with the provisions regarding boycott in the Islamic Law system reached in the research. In addition, there are sufficient alternative products to meet consumer needs. This shows that ‎boycott calls cannot be neglected with unrealistic excuses.

المقاطعة الاقتصادية في الفقه الإسلامي: دراسة حالة ما بعد طوفان الأقصى

Yıl 2025, Cilt: 5 Sayı: 2, 113 - 135, 31.12.2025

Öz

موضوع البحث وهدفه: المقاطعة الاقتصادية هي عملية تلجأ إليها الدول والهيئات والأفراد من أجل قطع العلاقات التجارية مع طرف آخر، بقصد ممارسة ضغط اقتصادي عليه. ويهدف هذا البحث إلى بيان مفهوم المقاطعة الاقتصادية من المنظور الإسلامي وبيان أحكامها الشرعية. وقد ركّزت الدراسة على المقاطعة الاقتصادية التي أعقبت طوفان الأقصى في غزّة، وما تلاها من تصاعد الدعوات إلى مقاطعة الشركات الدولية.
منهجية البحث: وتم اختيار عينة من العلامات التجارية البارزة لدراسة الأثر المالي للمقاطعة على تلك الشركات، ولتقييم مدى تحقيق المقاطعة لمقاصد الشريعة عند ممارستها. وقد اعتمدت الدراسة على المنهج الاستقرائي لتتبع آراء الفقهاء حول المقاطعة الاقتصادية، وكذلك لرصد الأنشطة التجارية التي قامت بها الشركات المستهدفة بعد طوفان الأقصى، كما تم توظيف المنهج التحليلي لربط هذه البيانات بمفهوم المصلحة العامة في الفقه الإسلامي.
الاستنتاج: اعتمد البحث على الإحصاءات الاقتصادية المنشورة في المواقع الرسمية للشركات التي شملتها المقاطعة. وتشير هذه البيانات إلى أن الشركات لم تتكبّد خسائر مالية جوهرية جرّاء المقاطعة بعد طوفان الأقصى، غير أنّه لم يتيسّر التحقق من آليات ضبط تلك البيانات ومدى مصداقيتها. وعليه، يمكن القول بأن الشركات لم تواجه خسائر مالية بالغة، إلا أنّه ينبغي التعامل بقدر أكبر من الجدية مع الدعوات إلى مقاطعة تلك الشركات التي قد تلحق الضرر بالمسلمين أو تدعم الأعداء الذين يرتكبون المجازر في أماكن مثل غزة.
النتائج: لممارسات الحالية للمقاطعة ليست كافية لتحقيق المقاصد الشرعية المتوخاة من أحكام المقاطعة في النظام الفقهي الإسلامي، كما توصّل إليه البحث. يضاف إلى ذلك أنّ البدائل الاستهلاكية المتاحة كافية لتلبية حاجات المستهلكين، وهو ما يدل على أنّ دعوات المقاطعة لا يجوز إهمالها بحجج غير واقعية.

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Arapça
Konular İslam Hukuku
Bölüm Çeviri
Çevirmenler

Naim Hank 0000-0002-3597-6308

Gönderilme Tarihi 6 Ekim 2025
Kabul Tarihi 22 Aralık 2025
Yayımlanma Tarihi 31 Aralık 2025
Yayımlandığı Sayı Yıl 2025 Cilt: 5 Sayı: 2

Kaynak Göster

ISNAD Hank, Naim, trc. “المقاطعة الاقتصادية في الفقه الإسلامي: دراسة حالة ما بعد طوفان الأقصى”. MUTALAA 5/2 (Aralık2025), 113-135.