Sinema, toplumsal cinsiyet rollerinin inşasında ve yeniden üretiminde kritik bir rol oynayan kültürel bir araçtır. Kadın temsilleri, tarih boyunca erkek egemen bakışın yansımalarıyla şekillenmiş; kadınlar, genellikle ataerkil normlara uygun kalıplar içinde "idealize edilmiş arzu nesneleri" olarak sunulmuştur. Feminist film eleştirisi, bu temsillerin kadınları ikincil konuma iten ve eril tahakkümü pekiştiren bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu bağlamda Türk sineması, kadın imgesinin dönüşümünü anlamak için önemli bir inceleme alanıdır. Türkiye’de sinema, Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren gelişim gösterirken, kadın karakterlerin temsili de toplumsal değişimlerle paralel bir seyir izlemiştir. Özellikle Yeşilçam dönemi (1950-1980) ve 1990 sonrası Yeni Türk Sineması, kadınların kamusal ve özel alandaki konumlarını farklı biçimlerde yansıtan iki önemli evre olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, Türk sinemasında kadın imgesinin tarihsel dönüşümünü feminist film eleştirisi ve toplumsal cinsiyet teorileri ışığında analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, Yeşilçam’ın geleneksel kalıpları ile Yeni Türk Sineması’nın eleştirel yaklaşımı karşılaştırılmış; kadın karakterlerin özneleşme mücadelesi, ataerkil yapılar ve sınıfsal dinamiklerle kesişimler üzerinden incelenmiştir. Ayrıca, Gelin (1973), Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), Bizi Hatırla (2018) ve Kader (2006) gibi filmlerin analiziyle, farklı dönemlerdeki temsil biçimlerinin feminist perspektifle nasıl okunabileceği tartışılmaktadır.
Yeşilçam Sineması Yeni Türk Sineması Feminist Kuram Toplumsal Cinsiyet Ayrımcılığı Kadın
Cinema is a cultural tool that plays a critical role in the construction and reproduction of gender roles. Representations of women have been shaped by the reflections of the male-dominant gaze throughout history; women have generally been presented as "idealized objects of desire" within molds compatible with patriarchal norms. Feminist film criticism reveals that these representations function to relegate women to a secondary position and reinforce male domination. In this context, Turkish cinema is an important field of study for understanding the transformation of the image of women. While cinema in Turkey has developed since the late Ottoman period, the representation of female characters has followed a parallel course with social changes. In particular, the Yeşilçam period (1950-1980) and the New Turkish Cinema after 1990 stand out as two important phases that reflect the positions of women in public and private spheres in different ways. This study aims to analyze the historical transformation of the image of women in Turkish cinema in the light of feminist film criticism and gender theories. Within the scope of the research, the traditional molds of Yeşilçam and the critical approach of New Turkish Cinema are compared; The struggle of female characters for subjectivation is examined through the intersections with patriarchal structures and class dynamics. In addition, the analysis of films such as Gelin (1973), Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), Bizi Hatırla (2018) and Kader (2006) discusses how representations in different periods can be read from a feminist perspective.
Yeşilçam Cinema New Turkish Cinema Feminist Theory Gender Discrimination Women
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Radyo-Televizyon |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 4 Sayı: 2 |