Representatives of the Manār School, Muhammad Abduh (1849-1905) and Rashid Rizā (1865-1935), criticized Ka'b al-Ahbar, of Jewish origin, and Wahb ibn Munabbih, of Persian origin, with non-objective inferences in the context of their ethnic identities. They stated that the Jewish and Persian nations played an active role in many heinous events in Islamic history and defined the two followers of the Prophet as people who tried to distort Islam through Isrā'iliyya. They stated that it was not right for the respected names of Islamic scholars to accept the two tabiin in question as sika. In our study, the narrations quoted by the commentators of narration and wisdom, especially Tabari, from the relevant names were included. When the narrations in question were examined, it was seen that Ka'ab al-Ahbār and Wahb b. Munabbih conveyed information that was a mixture of Torah and mythology. It has been determined in the analysis of the tafsir literature that influential figures in tafsir, especially Abdullah ibn Abbas and Abu Hurayrah, narrated from Ka'ab al-Ahbār and Wahb ibn Munabbih. It should be noted that Abdullah ibn Abbas received information not on religious matters but rather on the allegorical verses. The accusation of the Menar School of introducing Israelite thought into the interpretation of Ka'b al-Ahbār and Wahb b. Munabbih is acceptable. However, their criticism in the context of ethnic affiliation is not a scientific and objective approach. This study aims to analyze the Menar School's claims and accusations based on narratives from relevant figures in the exegetical literature. The method employed is descriptive analysis and document content analysis.
The study does not contain any content that would require ethical declaration.
There is no institution supporting the article.
Menar Ekolü temsilcileri Muhammed Abduh (1849-1905) ve Reşîd Rızâ (1865-1935) etnik kimlikleri bağlamında Yahudi asıllı Kâ‘b el-Ahbâr ve Fars asıllı Vehb b. Münebbih’i nesnel olmayan çıkarımlarla tenkit etmiştir. Bu iki isim, Yahudi ve Fars milletinin İslam tarihindeki birçok menfur olayda aktif rol aldığını belirtmiş ve mezkûr iki tabiini isrâiliyât yoluyla İslam’ı tahrif etmeye çalışan kişiler olarak tanımlamıştır. İslam ulemasının saygın isimlerinin söz konusu iki tabiini sika olarak kabul etmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. Çalışmamızda Taberî başta olmak üzere rivayet ve dirayet müfessirlerinin ilgili isimlerden alıntıladığı rivayetlere yer verilmiştir. Söz konusu rivayetler incelendiğinde K’ab el-Ahbâr ve Vehb b. Münebbih’in Tevrat ve mitoloji karışımlı bilgileri aktardığı görülmüştür. Abdullah b. Abbas ve Ebu Hureyre başta olmak üzere tefsirde etkinliği olan isimlerin K’ab el-Ahbâr ve Vehb b. Münebbih’ten rivayette bulunduğu tefsir literatürü tahlillerinde tespit edilmiştir. Abdullah b. Abbas’ın itikadi konularda değil, daha çok müteşabihler konusunda bilgi aldığı belirtilmelidir. Reşîd Rızâ Kâ‘b el-Ahbâr ve Vehb b. Münebbih’in etnik aidiyetlerine dair zafiyetlerinin var olduğunu ve bunu da aktardıkları bilgilere yansıttıklarını zımnen ifade etmiştir. Ne var ki tefsir literatüründeki rivayetler incelendiğinde böyle bir durumun varlığı tespit edilmemiştir. Aksine peygamberlerin ismetine mutabık olmayan rivayetlerin bu isimlerden değil, başka kişilerden aktarıldığı görülmüştür. Menar Ekolü’nün Kâ‘b el-Ahbâr ve Vehb b. Münebbih’i tefsire isrâiliyatı sokmakla ithamı makbuldür. Fakat etnik aidiyetleri bağlamındaki eleştirileri ilmî ve nesnel bir yaklaşım değildir. Çalışma, Menar Ekolü’nün söz konusu iddia ve ithamlarını tefsir literatüründe ilgili isimlerden aktarılan rivayetler ekseninde çözümlemeyi amaçlamaktadır. Yöntem olarak betimsel analiz ve doküman içeriği tahlili esas alınmıştır.
Çalışma etik beyan gerektirecek herhangi bir muhteva barındırmamaktadır.
Çalışmayı destekleyen herhangi bir kurum yoktur.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal ve Beşeri Bilimler Eğitimi (Ekonomi, İşletme ve Yönetim Hariç) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 1 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |
