Araştırma, Ticanîliğin ideolojik ve dinsel çekirdeğinin, Kuzey Afrika’daki Fransız anti-kolonyalizminin selefî mirasla kurduğu tarihsel ilişkiye işaret ederek, bu mirasın Türkiye’deki laiklik karşıtı radikalizmle nasıl eklemlendiğini olgusal olarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ticanî hareketinin liderlerinin kendilerini doğrudan Hz. Muhammed’e bağlayan ve “Tarikat-ı Muhammediye” iddiasıyla tasavvufi aracılığı reddeden selefî gelenekten beslendiği, dolayısıyla modern, seküler ve Fransız laik felsefesinde dayanaklar bulan Kemalist düzeni ‘kolonyal bir rejim’ gibi konumlandırdığı savunulmaktadır. Çalışma Atatürk’ün manevi mirasına, heykel ve büstlerine yönelik eylemlerin İslâmcı yazın tarafından nasıl meşrulaştırıldığını ele alırken, Ticanîliğin ise kendisini İslâm’ın “sahihliği”ni temsil eden reaksiyoner bir kurtarıcı olarak konumlandırdığına işaret eder. Müritlerin Ticanî liderlere yönelik “peygamberlik” atfını bu bağlamda ele alır. Son olarak çalışma, Ticanîliğin günümüzde varlığını sürdüren tarikatlara miras/gelenek olarak bıraktığı üç örüntüyü öne çıkarır: a) seküler düzeni “kolonyal” ve “dayatmacı” olarak kodlayan laiklik karşıtlığı, b) devlet otoritesine karşı ve/veya onunla özdeş bir dinî ‘üst meşruiyet’ iddiası, c) kamusal alana yönelik sembolik saldırıların -heykel, büst ya da fotoğraf- güncel selefi izdüşümlerinde yeniden üretilebilmesi. Çalışma böylece Ticanîliğin Türkiye’de modern dinsel radikalizmin süreklilik arz eden bir formu olduğunu ileri sürmektedir.
This study aims to demonstrate empirically that the ideological and religious core of the Tijāniyya points to a historical relationship formed by the anti-colonial struggle against the French in North Africa and the Salafī legacy, and to show how this legacy became articulated with anti-secular radicalism in Turkey. It argues that the leaders of the Tijāni movement, who grounded their authority in a direct connection to the Prophet Muhammad and rejected Sufi mediation through the claim of a “Ṭarīqa Muḥammadiyya,” were nourished by a Salafī tradition; therefore, they positioned the Kemalist order—rooted in modern, secular and French laic philosophical foundations—as if it were a “colonial regime.” While the study analyzes how Islamist writing legitimized the Tijānis’ actions targeting Atatürk’s spiritual legacy, his statues and busts, it also highlights that the Tijāniyya positioned itself as a reactionary savior representing the “authenticity” of Islam. It examines in this context the disciples’ attribution of “quasi-prophetic” status to Tijāni leaders. Finally, the study foregrounds three patterns that the Tijāniyya has transmitted as a legacy/tradition to contemporary religious orders: (a) an anti-secular stance that codes the secular order as “colonial” and “impositional,” (b) a religious claim to a ‘higher legitimacy’ positioned against state authority and/or equated with it, and (c) the reproduction of symbolic attacks on the public sphere—statues, busts, or photographs—in contemporary Salafī projections. Thus, the study asserts that the Tijāniyya constitutes a persistent form of modern religious radicalism in Turkey.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Sosyolojisi, Sosyal Hareketler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 4 Sayı: 7 |
KÜNYE:
Sosyoloji Mezunları Derneği Adına Sahibi: Özgür AKTÜKÜN
Editör: Tuğba CANBULUT
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Güler ÖZDEMİR
Sekreterya: Seda SALİHOĞLU GÜNELSU