Zehebî’nin Müstedrek’teki Hadislere Yaptığı Değerlendirmelerin Güvenilirliği
Öz
Hâkim en-Neysâbûrî, Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn'daki mütesâhil tavrı nedeniyle eleştirilmesine rağmen eserine önem atfedilmiş ve üzerine birtakım çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan birisi de Telhîs’tir. Zehebî, Telhîs’te Müstedrek’i ihtisar etmiş; yeri geldiğinde kendi değerlendirmelerini aktarmıştır. Telhîs’in telifinden sonra Müstedrek’ten Zehebî’nin Telhîs’teki yorumları ışığında istifade etme geleneği yerleşmiş ve Müstedrek’teki hadislerinin sıhhati onun değerlendirmeleriyle bilinir olmuştur. Ancak kaynaklarda Telhîs’teki değerlendirmelere yöneltilen itirazlara da rastlanmaktadır. Bu makalede Zehebî’nin değerlendirmelerinin sonraki âlimler tarafından hangi ölçüde kabul edildiği incelenerek onun yorumlarının güvenilirliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma, Müstedrek’in dörtte biri olan Kitâbü ma‘rifeti’s-sahâbe’deki 2617 hadis kapsamında yapılmıştır. Müellifin Hâkim’e mutabakat ve muhalefetleri belirlenmiş; diğer muhaddislerin görüşleri ile detaylıca mukayese edilmiştir. Neticede Müstedrek’in muhakkiki Vâdıî’, Telhîs’te Zehebî’nin “sahih” değerlendirmesiyle aktarılan 275 rivayetin 135’ine itiraz etmiş, 124’ünü zayıf saymıştır. Humeyyid, Muhtasaru’l-İstidrâk’te “sahih” nitelemesiyle nakledilen 26 rivayetin 14’ünü “zayıf” addetmiştir. Elbânî, eserlerinde, “sahih” denilen 73 hadisten 25’ine “zayıf” olduğu gerekçesiyle itiraz etmiştir. Şuayb Arnavud’un Müsned tahkikinde, Telhîs’te “sahih” şeklinde nitelenen 24 rivayetten 10’unu “zayıf” saydığı tespit edilmiştir. Bu bulgulara ilaveten Zehebî’nin, Şeyhayn’ın şartında olduğunu söylediği hadislere yöneltilen “zayıf” vb. itirazlar da bulunmaktadır. Ma‘rifetü’s-Sahâbe bölümündeki rivayetler içinden, muhakkiklerin incelemeye değer bularak değerlendirmelerini sundukları hadisler esas alındığında, bu rivayetlerin yaklaşık %50’sinde Zehebî’nin tespitlerine itiraz edildiği görülmektedir. İnceleme sonucunda Zehebî’ye yöneltilen itirazların yaklaşık %50 düzeyinde seyretmesi, bu durumun sebebinin araştırılması zaruretini ortaya çıkarmıştır. Buna göre onun Telhîs’i telif gayesi ve ihtisar metodu yanlış anlaşılmış olmalıdır. Zira geleneksel anlayış Zehebî’nin bu çalışmayı çok titiz bir şekilde yaptığı yönündedir. Ancak Zehebî, tenkit ettiği rivayetlerin bazılarında sadece bir probleme işaret etmiş, bazı hadislerin Şeyhayn’ın şartlarını taşımadığını kaydetmekle yetinip, hadisin “sahih” olup-olmadığını belirtme ihtiyacı duymamış tüm rivayetleri tek, tek detaylı bir şekilde incelememiştir. Öte yandan eserdeki sükût ve haziflerin çokluğu da onun tüm rivayetleri inceleme gayesinin olmadığını göstermektedir. Müellifin “zayıf” olarak nitelediği hadislerden i’tibara uygun olanlara yönelik i’tibar araştırması yapmaması da bu hususu desteklemektedir. Üstelik onun Siyer’indeki kendi ifadeleri de Telhîs’in tamamlanmamış bir çalışma olduğuna işaret etmektedir. Zira tespitlerimize göre müellifin hadisleri tek tek inceleme gayesi gütmediği anlaşılmaktadır. Çalışmada onun Telhîs’teki metodu da tartışılmış ve tashihlerinin (hadisi sahih sayması) Hâkim’i onaylama veya Hâkim’in görüşlerinin nakli olduğuna dair iki kanaat öne çıkmıştır. Ancak Zehebî’nin tashihlerinin Hâkim’i onaylaması şeklindeki yaygın yaklaşımın aksine bu ifadeler müellifin şahsi görüşü olmayıp, Hâkim’in hadis hakkındaki kanaatinin naklinden ibarettir. Bununla birlikte bu ifadelerin tamamı da nakil olmadığı, bilinmelidir. Zira zaman zaman Zehebî bu tür nakillerde kendi değerlendirmelerini de aktarmıştır. Dolayısıyla Müstedrek’teki değerlendirmelerin tamamının Zehebî’ye atfedilmesi metodolojik bir yanılgıdır. Neticede Zehebî’nin zikrettiği “sahih” ibarelerinin müstakil bir değerlendirme olmayıp, Hâkim’e ait kanaatlerin birer özeti ve nakli olduğu sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte Zehebî’nin “sahih” kabul ettiği zannedilen hadislere çokça itiraz yöneltilirken, bizzat tenkit ettiği rivayetlere dair eleştiriler oldukça sınırlı kalmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında Müstedrek’ten Telhîs ışığında yararlanma kanaatinin özellikle “sahih” sayılan hadisler açısından doğru olmayacağı belirtilmelidir. Bu sebeple Müstedrek ve Telhîs’ten istifade eden araştırmacılar, Zehebî’nin cerhlerinde haklı olmasına rağmen onun “sahih” ifadeleriyle naklettiği rivayetlerinin müstakil bir tetkike tabi tutulması gerekliliğini göz ardı etmemelidirler.
Anahtar Kelimeler
Hadis
,
Hâkim en-Neysâbûrî
,
Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn
,
Zehebî
,
Telhîsu’l-Müstedrek
The Reliability of al-Dhahabi’s Assessments of Hadiths in al-Mustadrak
Abstract
Al-Hakim al-Naysaburi has been subjected to criticism due to his lenient (mutasahil) approach in al-Mustadrak ala al-Sahihayn. Although the work contains many weak hadiths and narrations that do not meet the criteria of the Shaykhayn (al-Bukhari and Muslim), it has attained a distinct significance in hadith literature due to the authentic reports it includes, and has consequently been the subject of numerous scholarly studies. Among these, al-Dhahabi’s Talkhis al-Mustadrak stands out prominently. In the Talkhis, al-Dhahabi abridged al-Mustadrak and, at times, also recorded his own evaluations. Following its composition, a tradition of utilizing al-Mustadrak in light of al-Dhahabi’s comments gradually became established, and the authenticity of the hadiths in al-Mustadrak came to be known largely through his assessments. However, the literature also reveals objections directed at the evaluations found in the Talkhis. This article seeks to assess the reliability of al-Dhahabi’s evaluations by examining the extent to which they were accepted by later scholars. The research was conducted within the scope of 2,617 hadiths in the Kitab Maarifat al-Sahaba section, which constitutes approximately one-fourth of al-Mustadrak. Al-Dhahabi’s concurrences with and oppositions to al-Hakim were identified and compared in detail with the views of other muhaddiths. The scholars whose objections are examined in this study include al-Wadii and al-Humayyid, the editors (muhaqqiqs) of al-Mustadrak, as well as al-Albani and Shuayb al-Arnaut. Accordingly, al-Wadii objected to 135 out of 275 narrations transmitted in the Talkhis with al-Dhahabi’s evaluation of “sahih,” considering 124 of them to be weak. In Mukhtasar al-Istidrak, al-Humayyid regarded 14 out of 26 narrations labeled as “sahih” to be weak. Al-Albani, in his works, objected to 25 out of 73 hadiths designated as “sahih” on the grounds of weakness.
Keywords
Hadith
,
Al-Hakim al-Naysaburi
,
Al-Mustadrak ‘ala al-Sahihayn
,
Al-Dhahabi
,
Talkhis al-Mustadrak