Mimarlık, salt bir yapı disiplini değil, aynı zamanda insan-doğa ilişkisinin mekânsal ifadesidir. Bu ilişki işlevsel olduğu kadar çok katmanlı bir anlam dünyasını kapsayarak mimariyi ontolojik bir araca dönüştürmektedir. Bu çalışmada da, ev-bahçe ilişkisi fiziksel bitişkiliğin ötesinde varoluşsal, ekolojik ve bilişsel olarak bütünleşik iki mimari bileşen olarak ele alınmaktadır. Frank Lloyd Wright’ın doğayla bütünleşik yapı felsefesinden yola çıkan bu yaklaşım, mimariyi doğanın bir parçası olarak gören, iç ve dış mekân arasındaki sınırları ortadan kaldıran ve bireyin çevresiyle duyusal bir bağ kurmasını sağlayan bütüncül bir tasarım paradigması sunmaktadır. Makale, ev-bahçe bütünlüğünü mimari biçim, fraktal estetik, toprak sağlığı, su döngüsü, mikroiklim etkisi, hesaplamalı peyzaj teknikleri ve felsefi anlam üretimi gibi farklı başlıklarda değerlendirmektedir. Biyofilik tasarım ve duyarlı yüzey sistemleri gibi çağdaş yaklaşımlar aracılığıyla, organik mimarlığın sadece geçmişe değil; aynı zamanda teknoloji destekli bir geleceğe açılan yönü de vurgulanmaktadır. Sonuç olarak organik mimarlık, doğayla uyumlu bir yapısal estetikten öte; kullanıcıyı, çevresiyle ve kendi iç dünyasıyla bağ kurmaya çağıran bir yaşam biçimi olarak önerilmektedir.
Organik mimarlık biyofilik tasarım fraktal estetik ekolojik peyzaj hesaplamalı tasarım
Architecture is not merely a construction discipline, but a spatial expression of the human-nature relationship. This relationship, while functional, also encompasses a multilayered world of meaning, transforming architecture into an ontological medium. In this study, the house-garden relationship is considered not just as a matter of physical adjacency, but as two architecturally integrated components on existential, ecological, and cognitive levels. Inspired by Frank Lloyd Wright’s philosophy of integration with nature, this approach presents a holistic design paradigm that perceives architecture as a part of nature, dissolves the boundaries between interior and exterior space, and fosters a sensory connection between the individual and their environment. The article evaluates the house-garden integrity through various lenses such as architectural form, fractal aesthetics, soil health, water cycles, microclimatic effects, computational landscape techniques, and philosophical meaning-making. Through contemporary approaches such as biophilic design and responsive surface systems, the forward-looking dimension of organic architecture beyond its historical context is also emphasized. Ultimately, organic architecture is proposed not merely as a nature-compatible structural aesthetic, but as a way of life that invites users to connect with their environment and inner self.
Organic architecture biophilic design fractal aesthetics ecological landscape computational design
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Yeşil Yapılar ve Çevreler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |