Kentsel sit alanları, yalnızca tarihî dokunun korunması değil, aynı zamanda kentsel yaşamın sürekliliğini sağlayan açık ve yeşil alanların korunması açısından da kritik öneme sahiptir. Ancak Türkiye’de koruma amaçlı imar planlarında kentsel açık ve yeşil alanlara dair açıklamaların çoğu zaman plan notlarında ya da plan açıklama raporlarında yer almadığı görülmektedir. Bu durum, koruma planlarının fiziksel koruma odaklı, peyzaj ve yaşam kalitesi boyutlarını dışlayan bir yaklaşım üretmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, Urla kentsel sit alanı ve geçiş bölgesi üzerinden yapılan karşılaştırmalı bir analizle, kentsel sit alanlarında açık ve yeşil alan tasarımlarının planlama sürecindeki temsil biçimlerini tartışmaktadır. Çalışma kapsamında, Urla kentsel sit alanı ve geçiş bölgesine ait plan kararları, plan notları ve plan açıklama raporları incelenmiş; bu belgeler yerinde gözlem ve alan kullanımı analizleriyle desteklenmiştir. Bulgular, kentsel sit alanındaki açık ve yeşil alanların estetik, tarihî ve ekolojik nitelikleriyle ön plana çıktığını, buna karşın plan belgelerinde bu değerlerin sistematik biçimde yer almadığını göstermektedir. Çalışma sonucunda, koruma amaçlı imar planlarında kentsel açık ve yeşil alanlara ilişkin peyzaj ilkeleri ve planlama yaklaşımının plan notlarına ve raporlara dâhil edilmesi gerektiği önerilmektedir. Böylelikle koruma planlarının sadece yapısal koruma değil, mekânsal kalite ve kültürel süreklilik odaklı bir yaklaşıma evrilmesi amaçlanmaktadır.
Kentsel sit alanı Açık ve yeşil alan tasarımı Koruma amaçlı imar planı Peyzaj planlama
Urban conservation areas are not only significant for preserving historical fabric but also for maintaining urban continuity through the protection of open and green spaces. However, in Türkiye, urban open and green spaces are often overlooked in the planning notes and explanatory reports of conservation development plans. This omission results in a protection-oriented planning approach that neglects the dimensions of landscape and spatial quality. This study discusses the representation of open and green space designs within the planning process of urban conservation areas through a comparative analysis of the Urla Urban Conservation Area and its transition zone. The research examines the planning decisions, notes, and explanatory reports related to the Urla area, supported by on-site observations and land-use analyses. The findings reveal that open and green spaces within the conservation area stand out with their aesthetic, historical, and ecological values, whereas these qualities are not systematically reflected in planning documents. The study suggests that landscape principles and approaches regarding open and green spaces should be explicitly incorporated into the planning notes and reports of conservation development plans. In doing so, conservation planning can move beyond a solely physical protection perspective toward a holistic approach that emphasizes spatial quality, ecological continuity, and the cultural landscape as an integral part of urban heritage.
Urban conservation area Open and green space design Conservation development plan Landscape planning
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Peyzaj Mimarlığı (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 2 |