Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn Hâkim en-Neysâbûrî’nin Buhârî ve Müslim’in Sahîh’leri üzerine yaptığı önemli bir istidrak çalışmasıdır. Sahîhayn’da yer almayan birçok hadisi ihtiva etmesi sebebiyle hadis araştırmacıların sık sık müracaat ettiği bir eserdir. Bununla birlikte eserde önemli ölçüde zayıf ve mevzu hadis yer almaktadır. Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn üzerine çeşitli çalışmalar yapılmış olup; bunların içinde de en fazla öne çıkan eser Zehebî’nin Telhîsu’l-Müstedrek adlı çalışmasıdır. Zehebî, bu eserde Müstedrek’i ihtisar ederek zaman zaman kendi değerlendirmelerini kaydetmiştir. Telhîs kaleme alındıktan sonraki süreç içerisinde alimler tarafından kabul görmüş ve neticede Müstedrek hadislerinin sıhhatinin tespit edildiği bir kılavuz haline gelmiştir. Öyle ki eğer Zehebî, Hakim’in kanaatlerini onaylarsa hadis sahih sayılmakta; Hâkim’in sahihlik hükmüne eleştiri yöneltmişse söz konusu hadis zayıf sayılmaktadır. Zehebî Telhîsu’l-Müstedrek’e aldığı bazı hadisleri ise müsbet-menfi yorum yapmadan aktarmıştır. Bu tür hadisler alimler arasında Zehebî’nin sükûtları şeklinde anılmaktadır. Zehebî’nin sükûtları da Hâkim’e açıkça muvafakat etmesi gibi Hâkim’in sahihlik hükmünü onaylaması şeklinde anlaşılabilmektedir. Bununla birlikte Zehebî’nin Müstedrek’te yer alan bazı hadislere dair Hâkim’in değerlendirmelerini tasdik etmesi veya sessiz kalması, söz konusu rivayetlerin zayıf olması gerekçesiyle tenkitlere maruz kalmıştır. Zehebî’nin sükûtlarına böyle bir anlam yüklenmesine rağmen, sükût edilen hadislerde ciddi zayıflıkların tespit edilmesi sebebiyle Zehebî’nin Telhîsu’l-Müstedrek’teki sükûtlarının Hâkim’in kanaatlerini tasdik anlamına gelip-gelmediği makalede incelenecektir. Öncelikle alimlerin sükûtları nasıl anladığı tespit edilmiştir. Buna göre Münâvî’nin, Zehebî’nin sükût ettiği bir hadisteki hatasını fark ederek bunu Zehebî’nin gafletine bağlamasından onun Zehebî’nin sükûtlarına olumlu bir anlam yüklediği anlaşılmaktadır. Zâdü’l-mesîr fî ulûmi’t-tefsîr’i tahkik eden Abdürrezzak Mehdî de benzer şekilde zayıf bir hadiste Zehebî’nin sükût etmesini hadisin terhîb konularıyla ilgili olmasıyla tevil etmeye çalışmıştır. Elbânî de Zehebî’nin zayıf bir hadis hakkında sükût etmesine şaşırmakta ve Zehebî’nin sükûtlarının hadisin sahihliğine delalet ettiğini düşündüğü izlenimini vermektedir. Tehânevî ise Zehebî’nin sükûtlarının hasen sayılması gerektiğini öne sürerek Suyûtî’nin de aynı görüşte olduğunu nakletmiş ve sükûtların hasen sayılması kanaatini İbnü’s-Salâh’ın bu konudaki görüşüne dayandırmıştır. Ancak güncel ilmî tartışmaların yer aldığı Fetevâ ve’l-İstişârât adlı eserde bazı âlimlerin Zehebî’nin sükûtlarını Hâkim’e muvafakat saydıkları fakat bu yaklaşımın doğru olmadığı belirtilmektedir. Sa‘d b. Abdullah b. Abdulaziz Âl-i Humeyyid Menâhicü’l-muhaddisîn’de bazı alimlerin Zehebî’nin sükûtlarını muvafakat saymadıklarını nakletmekle birlikte Zehebî’nin sükût ederek hadisin zayıflığına işaret etmiş olabileceğini de öne sürmüştür. Sükûtlara yüklenen anlamı tespit etmek için Müstedrek’in Kitâbü Ma‘rifeti’s-sahâbe bölümünde yer alan 2617 hadisten 1120 hadis incelenerek bu hadislerin sıhhati incelenmiştir. Neticede bunlardan 720 hadisin zayıf kabul edildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla sükût edilen hadislerdeki zayıflığın %69 gibi yüksek bir oranda olması sebebiyle Zehebî’nin sükûtlarının Hâkim’i takrir başka bir ifadeyle hadisin sahîh sayılması anlayışının doğru olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Hadis Telhîsu’l-Müstedrek Sükût Zehebî Müstedrek ‘ale’s-Sahîhayn
Al-Mustadrak ‘ala al-Sahihayn by Al-Hakim al-Naysaburi is a significant work of istidrak (supplementation) on the Sahih collections of al-Bukhari and Muslim. As it contains numerous hadiths that are not included in the Sahihayn, it is frequently referenced by hadith researchers. Nevertheless, the work contains a considerable number of weak and spurious hadiths. Various studies have been conducted on al-Mustadrak, and among them, the most prominent work is al-Dhahabi's Talkhīṣ al-Mustadrak (Summary of al-Mustadrak).In this work, Al-Dhahabi abridged Al-Mustadrak and occasionally recorded his own evaluations. After its composition, Talkhis gained significant acceptance over time and ultimately became a guide for determining the authenticity of the hadiths in Al-Mustadrak. Thus, if Al-Dhahabi concurs with Al-Hakim’s judgment, the hadith is considered authentic; however, if he critiques Al-Hakim’s authentication, the hadith is regarded as weak. Al-Dhahabi included some hadiths in Talkhîs al-Mustadrak without expressing positive or negative opinions. Among scholars, such hadiths are referred to as "Al-Dhahabi’s silences."Moreover, even Al-Dhahabi's silence has largely been interpreted as an endorsement of Al-Hakim’s assessments. Nevertheless, objections have been raised regarding Al-Dhahabi’s endorsement of Al-Hakim’s views and his silence on certain hadiths in Al-Mustadrak, particularly due to the weakness of those hadiths. Despite such an interpretation being attributed to Dhahabi’s silences, the presence of significant weaknesses in the hadiths on which he remained silent raises the question of whether his silences in Talkhîs al-Mustadrak truly signify approval of Hākim’s judgments. This issue will be examined in the article. First, the way scholars interpret silences has been identified. Accordingly, it can be understood that Munāwī attributes a positive meaning to Dhahabi’s silences, as he identifies an error in a hadith on which Dhahabi remained silent and attributes it to Dhahabi’s oversight. Similarly, the editor of Zād al-Masīr fī ʿUlūm al-Tafsīr, ʿAbd al-Razzāq Mahdī, attempted to interpret Dhahabi’s silence on a weak hadith by attributing it to the hadith’s relevance to tarhīb (encouragement through warnings). Albānī also expresses surprise at Dhahabi’s silence regarding a weak hadith, implicitly conveying the expectation that Dhahabi’s silence indicates the authenticity of the hadith. Tehānawī, Dhahabi’s silences should be considered hasan (acceptable), citing Suyūtī as sharing the same view. He further bases this position on Ibn al-Ṣalāḥ’s perspective on the matter. However, in the work Fatāwā wa’l-Istishārāt, which addresses contemporary scholarly issues, it is emphasized that some scholars consider Dhahabi’s silences as agreement with Hākim, but this interpretation is deemed incorrect. Saʿd b. ʿAbdullāh b. ʿAbd al-ʿAzīz Āl Ḥumayyid, in his work Manāhij al-Muḥaddithīn, reports that some scholars do not consider Dhahabi’s silences as agreement. However, he also suggests that Dhahabi may have remained silent as an indication of the weakness of the hadith. To determine the meaning attributed to silences, 1,120 hadiths out of the 2,617 hadiths found in the Kitāb Maʿrifat al-Ṣaḥāba section of al-Mustadrak were analyzed to assess their authenticity. As a result, 720 of these hadiths were determined to be weak. Consequently, given the high percentage of weakness—approximately 69%—in the hadiths on which Dhahabi remained silent, the conclusion was reached that Dhahabi’s silences do not signify his endorsement of Hākim’s judgment, nor do they indicate that the hadiths should be considered ṣaḥīḥ (authentic).
Hadith Talkhis al-Mustadrak silence Al-Dhahabi Al-Mustadrak ‘ala al-Sahihayn
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hadis |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 5 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32950/rid.1712115 |
| IZ | https://izlik.org/JA42XL38RH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |