Bu çalışma, Filistin meselesine ilişkin Türkiye’de üretilen akademik çalışmaları, özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında ortaya çıkan lisansüstü tezler üzerinden betimsel bibliyometrik analiz yöntemiyle incelemektedir. Filistin, tarih boyunca Sümerler, Mısırlılar, Asurlular, Babilliler, Persler, Yunanlar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Osmanlılar ve Britanyalılar gibi çok sayıda uygarlığın hâkimiyet kurduğu İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik açısından kutsal kabul edilen Kudüs şehri nedeniyle dinî, tarihî ve kültürel bakımdan istisnai bir coğrafya olmuştur. Uzun yüzyıllar Osmanlı Devleti’nin bir parçası olan Filistin bölgesi, bu tarihsel süreklilik dolayısıyla Türkiye’nin kolektif hafızasında ve entelektüel dünyasında özel bir yer işgal etmektedir. Cumhuriyet döneminde bu bağlar görece zayıflamış olsa da Filistin meselesine yönelik toplumsal ve akademik ilgi tamamen ortadan kalkmamış, aksine belirli kırılma anlarında yeniden güç kazanmıştır. Buna karşın Türkiye’de Filistin üzerine yapılan akademik çalışmaların nicelik ve nitelik bakımından sınırlı kaldığı çalışmaların çoğu zaman belirli disiplinlerle ve dar tematik çerçevelerle sınırlandığı görülmektedir. Batılı ülkelerde Filistin meselesine dair tarih, siyaset, hukuk, medya, kültür ve hafıza çalışmaları başta olmak üzere disiplinler arası ve metodolojik açıdan zengin bir literatür oluşmuşken, Türkiye’deki akademik üretimin bu çeşitliliği yeterince yansıtamadığı dikkat çekmektedir. Bu durum, Filistin meselesinin tarihsel derinliği, güncel siyasal etkileri ve toplumsal yansımaları dikkate alındığında önemli bir epistemik boşluğa işaret etmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye’de Filistin konulu akademik üretimi, özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında ortaya çıkan eğilimleri, görünür kılmaktır. Bu doğrultuda araştırmanın veri setini, YÖK Ulusal Tez Merkezi aracılığıyla tespit edilen, 2023–2026 yılları arasında tamamlanmış 107 ve devam eden 100 olmak üzere toplam 207 lisansüstü tez oluşturmaktadır. Devam eden tezlerin analize dâhil edilmesi, Filistin çalışmalarının yalnızca geçmiş eğilimlerini değil, bununla beraber yakın gelecekte hangi temalar ve yaklaşımlar etrafında şekillenebileceğini de değerlendirmeye imkân tanımaktadır. Çalışmada betimsel bibliyometrik analiz ve tematik sınıflandırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bu çerçevede tezler yıllara göre dağılım, üniversite ve enstitü bazlı yoğunlaşma, tez türleri ve baskın temalar açısından analiz edilmiştir. Bulgular, 7 Ekim 2023 tarihinde yaşanan gelişmelerin Filistin çalışmalarında yalnızca niceliksel bir artışa yol açmadığını aynı zamanda söylemsel ve kavramsal düzeyde belirgin bir dönüşümü de tetiklediğini ortaya koymaktadır. Özellikle medya temsili, söylem analizi, insan hakları, kültürel kimlik ve propaganda temalarının öne çıktığı buna karşılık ekoloji, sağlık politikaları, yapay zekâ ve nicel yöntemlere dayalı çalışmaların sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, Filistin meselesini normatif ya da politik bir tartışma alanı olarak ele almaktan ziyade, Türkiye’deki akademik bilgi üretiminin yapısını ve yönelimlerini analiz etmeye imkân veren ampirik ve dinamik bir araştırma alanı olarak konumlandırmaktadır. Özellikle devam eden tezlerin analize dâhil edilmesi, çalışmanın bir literatür tespiti olmasının ötesine geçerek, Filistin araştırmalarının gelecekte izleyeceği muhtemel yönelimleri de tartışmaya açmasını sağlamaktadır. Bu yönüyle araştırma, Filistin literatürüne bir katkı sunmayı ve bu alanda çalışmayı planlayan araştırmacılar için mevcut eğilimleri ve araştırma boşluklarını görünür kılan bir referans çerçevesi oluşturmayı amaçlamaktadır.
İslam Tarihi Filistin Bibliyometrik Analiz Lisansüstü Tezler Akademik Eğilimler Türkiye
This study examines academic production on the Palestinian issue in Türkiye through a descriptive bibliometric analysis of postgraduate theses, with particular emphasis on those produced after 7 October 2023. Palestine has historically constituted an exceptional geographical, religious, and cultural space due to Jerusalem’s sacred status for the three Abrahamic religions and the region’s long history of rule by various civilizations, including the Sumerians, Egyptians, Assyrians, Babylonians, Persians, Greeks, Romans, Byzantines, Arabs, Ottomans, and the British. As part of the Ottoman Empire for centuries, Palestine has occupied a distinctive place in Türkiye’s collective memory and intellectual tradition. Although these ties weakened during the Republican period, academic and societal interest in the Palestinian issue did not disappear rather, it resurfaced and intensified during specific historical turning points. Despite this enduring connection, academic studies on Palestine in Türkiye have remained limited in both quantity and scope, often confined to particular disciplines and narrow thematic frameworks. In contrast, Western scholarship has produced a methodologically diverse and interdisciplinary body of literature encompassing history, politics, law, media, culture, and memory studies. This imbalance points to a significant epistemic gap within the Turkish academic context, especially considering the historical depth, contemporary political implications, and social repercussions of the Palestinian issue. The primary aim of this study is to systematically map academic production on Palestine in Türkiye and to make visible the academic trends that have emerged in the post–7 October 2023 period. The dataset consists of 207 postgraduate theses identified through the Council of Higher Education National Thesis Center, including 107 completed and 100 ongoing theses registered between 2023 and 2026. The inclusion of ongoing theses enables not only an assessment of past academic tendencies but also a forward-looking evaluation of the themes and approaches likely to shape future research. Methodologically, the study employs descriptive bibliometric analysis and thematic classification. Within this framework, theses are examined in terms of their yearly distribution, institutional concentration at the university and institute levels, thesis types, and dominant thematic orientations. The findings indicate that 7 October 2023 constituted not merely a quantitative increase in academic output but also triggered a discursive and conceptual transformation in Palestinian studies in Türkiye. While themes such as media representation, discourse analysis, human rights, cultural identity, and propaganda have gained prominence, areas including ecology, health policies, artificial intelligence, and quantitatively driven research remain markedly underrepresented. In conclusion, rather than treating the Palestinian issue as a normative or political debate, this study conceptualizes it as an empirical and dynamic field through which the structure and orientation of academic knowledge production in Türkiye can be examined. By incorporating ongoing theses, the research moves beyond a static literature review and offers insights into the prospective trajectories of Palestinian studies. In this respect, the study aims to provide a meta-level contribution to the literature and to serve as a guiding reference for researchers by making visible prevailing trends and persisting research gaps.
History of İslam Palestine Bibliometric Analysis Graduate Theses Academic Trends Türkiye
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Araştırmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32950/rid.1840643 |
| IZ | https://izlik.org/JA26GW26NJ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |