İran İslâm Devrimi, klasik ilmiye sınıfından yetişmiş bir din âlimi olan Humeynî önderliğinde gerçekleştirilmiş olması bakımından modern İslâm tarihinde istisnai bir örnek teşkil etmektedir. Yirminci yüzyılda böyle bir devrimin hayata geçirilmesi, Humeynî’nin öncelikle siyasi bir lider olarak öne çıkmasına yol açmış ve onun üzerine yapılan akademik çalışmaların büyük ölçüde siyasi düşüncesi, devrimci kimliği ve velâyet-i fakih teorisi etrafında şekillenmesini beraberinde getirmiştir. Buna karşılık Humeynî’nin siyasi söylemleri göz ardı edilerek ilmî eserleri merkeze alındığında onun klasik Şiî medrese geleneğine tam anlamıyla bağlı bir İmâmiyye âlimi olduğu açık biçimde görülmektedir. Bu araştırma, Humeynî’nin özellikle bu ilmî kimliğinden hareketle Sünnîliğe ve Sünnîlere bakışını konu edinmektedir. Araştırmada, Humeynî’nin devrim sonrasında geliştirdiği ümmetçi dil ile Şiî literatürde onun vahdet savunucusu olarak sunulmasına eşlik eden söylemlerin, Humeynî’nin yazılı ilmî eserleriyle ciddi bir farklılaşma barındırdığı tespit edilmektedir. Bu bağlamda Humeynî’nin düşünce dünyasında iki farklı yönün ortaya çıktığı görülmektedir. Birinci düzlemde, mezhebî sabitelere sıkı biçimde bağlı kalan, imamlara isnat edilen problemli rivayetleri eleştirel bir değerlendirmeye tabi tutmaksızın aktaran ve klasik İmâmiyye sınırlarını muhafaza eden bir Humeynî bulunmaktadır. İkinci düzlemde ise bütün Müslümanları müstaz‘af kategorisi altında değerlendiren, birlik ve kardeşlik vurgusunu önceleyen ve ümmet merkezli bir dil inşa eden siyasi lider Humeynî yer almaktadır. Araştırmanın konusu, Humeynî’nin Sünnîliğe bakışının dinî metinler ile siyasi söylemler arasındaki farklılaşma üzerinden nasıl şekillendiğini ortaya koymaktır. Araştırma, Humeynî’nin Sünnîliğe dair değerlendirmelerini yalnızca siyasi beyanları üzerinden değil doğrudan fıkhî, kelâmî ve usûlî eserleri temelinde ele almayı amaçlamaktadır. Bu yönüyle araştırma, Humeynî’nin ilmî kimliğini merkeze alan bir analiz sunmaktadır. Araştırmanın önemi, Humeynî’nin Sünnîliğe bakışını tarihi, mezhebî ve doktrinel süreklilik içinde ele alarak onun düşüncesindeki sabiteler ile söylemsel farklılık arasındaki ilişkiyi ortaya koymasıdır. Araştırmada yöntem olarak İslâm mezhepleri tarihi disiplinine özgü fikir-hadise ve zaman-mekân ilişkisini esas alan yaklaşım benimsenmiştir. Bu çerçevede Humeynî’nin görüşleri kronolojik bir düzen içerisinde ele alınmış, devrim öncesi ve devrim sonrası metinler karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. Ayrıca şahıslar üzerinde derinleşme yöntemi kullanılarak Humeynî’nin mensubu olduğu Şiî ilmî gelenek, eğitim aldığı havzalar ve bu geleneğin Sünnî algısı üzerindeki belirleyici etkisi dikkate alınmıştır. Araştırmada Humeynî’nin eserleri, fetvaları ve resmî söylemleri birincil kaynaklar olarak değerlendirilmiş, metin merkezli bir okuma esas alınmıştır. Araştırmanın özgün değeri, Humeynî’nin Sünnîliğe bakışını doğrudan kendi metinleri üzerinden incelemesi ve söylem ile metin arasındaki farklılaşmayı ortaya koymasında yatmaktadır. Araştırma, Humeynî’nin vahdet ve ümmet söyleminin, teolojik düzeyde bir dönüşüme işaret etmediğini, aksine siyasi bağlamın gerektirdiği bir dil tercihi olarak şekillendiğini göstermektedir. Ulaşılan sonuçlara göre Humeynî, ilmî eserlerinde klasik İmâmiyye doktrininin sınırlarını muhafaza etmiş, imâmet ve velâyet merkezli iman anlayışını esas almış ve Sünnîliği itikadî ve fıkhî bakımdan problemli bir alan olarak değerlendirmiştir. Buna karşılık siyasi söylemlerinde, tarihsel ve toplumsal şartların etkisiyle daha kapsayıcı ve uzlaştırıcı bir dil benimsemiştir. Bu durum Humeynî’nin Sünnîliğe bakışının çelişkili bir yapıdan ziyade, üstlendiği ilmî ve siyasi rollerin doğal bir sonucu olarak şekillendiğini ortaya koymaktadır.
İslam Mezhepleri Tarihi Sünnîlik Şiîlik Humeynî İslâm Birliği.
The Iranian Islamic Revolution constitutes an exceptional case in modern Islamic history in that it was carried out under the leadership of Khomeini, a religious scholar trained within the classical scholarly tradition. The realization of such a revolution in the twentieth century led to Khomeini’s prominence primarily as a political leader, and naturally caused scholarship on him to concentrate largely on his political thought, revolutionary identity, and the doctrine of velāyat al-faqīh. By contrast, when Khomeini’s political discourse is set aside and his scholarly writings are taken as the point of departure, it becomes clear that he was, in essence, a Twelver Imāmī scholar firmly rooted in the classical Shi‘i seminarian tradition. This study examines Khomeini’s outlook on Sunnism and Sunnis specifically through this scholarly identity. It identifies a significant divergence between, on the one hand, the discourse of unity and ummah-oriented language that Khomeini developed after the revolution and that underlies Shi‘i portrayals of him as an advocate of Islamic unity, and, on the other hand, the perspective manifested in his written scholarly works. In this respect, two distinct dimensions emerge within Khomeini’s intellectual universe. The first is characterized by a strict adherence to sectarian constants, the uncritical transmission of problematic reports attributed to the Imams, and the preservation of the boundaries of classical Imāmism. The second pertains to the political leader Khomeini, who framed all Muslims under the category of the oppressed (mustaz‘af), emphasized unity and fraternity, and employed an ummah-centered discourse. The core concern of the research is to demonstrate how Khomeini’s approach to Sunnism takes shape through the differentiation between religious texts and political discourse. Accordingly, it aims to analyze Khomeini’s evaluations of Sunnism not merely on the basis of his political statements but, more fundamentally, through his juridical, theological, and methodological works. In this regard, the study offers an analysis that foregrounds Khomeini’s scholarly persona. The significance of the research lies in situating Khomeini’s outlook on Sunnism within a framework of historical, sectarian, and doctrinal continuity, and in revealing the relationship between the fixed elements of his thought and the shifts observable in his political rhetoric. Methodologically, the study adopts an approach particular to the discipline of Islamic Sects History, grounded in the interplay of ideas and events, and in the correlation between time and space. Khomeini’s views are analyzed chronologically, with a comparative examination of pre-revolutionary and post-revolutionary texts. Additionally, by employing a biographical-deepening method, the study takes into account the Shi‘i intellectual tradition to which Khomeini belonged, the seminaries in which he was educated, and the influence of this tradition on perceptions of Sunnism. Khomeini’s writings, legal responsa, and official statements constitute the primary sources of the study, and a text-centered reading is adopted. The originality of the research lies in examining Khomeini’s perspective on Sunnism directly through his own texts and in demonstrating the differentiation between discourse and text. The study shows that Khomeini’s rhetoric of unity and ummah does not signify a theological transformation; rather, it reflects a linguistic preference conditioned by political context. The findings suggest that in his scholarly works Khomeini preserved the doctrinal boundaries of classical Imāmism, upheld an imān-concept centered on imāmah and walāyah, and regarded Sunnism as theologically and juridically problematic. Conversely, in his political discourse, he adopted a more inclusive and conciliatory language shaped by historical and social circumstances. Thus, Khomeini’s view of Sunnism emerges not as a contradiction, but as the natural outcome of the dual scholarly and political roles he undertook.
History of Islamic Sects Sunnism Shi‘ism Khomeini Islamic Unity.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Mezhepleri |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Nisan 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32950/rid.1840704 |
| IZ | https://izlik.org/JA84FB93KR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 31 |