Holistic care is an approach that considers individuals as a whole, addressing their physical, psychological, social, and spiritual dimensions while evaluating health services based on the interaction of all these aspects. Rooted in Jan Christian Smuts’ concept of “holism,” this approach advocates for addressing an individual’s health comprehensively, beyond just the physical aspect. Holistic care is founded on principles of person-centeredness, personalized care, empathy, and holistic evaluation. The Neuman Systems Model (NSM) views individuals as systems interacting with their environment and focuses on stress management and well-being. During pregnancy, this approach supports maternal and fetal health and alleviates emotional states such as stress and anxiety through methods like breathing exercises, meditation, mindfulness, yoga, haptonomy, music therapy, art therapy, and expressive writing.
Holistic care practices in midwifery play a vital role in protecting and enhancing maternal and fetal health during pregnancy. These practices help meet pregnant women’s physiological and psychological needs, enabling them to experience pregnancy more healthily and consciously. They also enhance the awareness of pregnant women, aiding them in learning stress management techniques, effectively handling birth fear, strengthening maternal attachment, reinforcing social support systems, and improving communication between midwives and pregnant women. The holistic care approach emphasizes the necessity of considering individuals in all their dimensions, fostering both physical and emotional recovery during pregnancy and childbirth, and serving as a foundation for midwifery care.
This review aims to examine holistic midwifery care approaches and practices based on the Neuman Systems Model for pregnant women, providing a guiding perspective for healthcare professionals within the birth team.
Bütüncül bakım, bireyi fiziksel, psikolojik, sosyal ve ruhsal boyutlarıyla bir bütün olarak ele alarak sağlık hizmetlerini tüm yönlerin etkileşimiyle değerlendiren bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın temeli, Jan Christian Smuts’un “holizm” kavramına dayanmakta ve bireyin sağlığını sadece fiziksel değil, tüm yönleriyle ele almayı savunmaktadır. Bütüncül bakım, birey merkezlilik, kişiselleştirilmiş bakım, empati ve bütüncül değerlendirme ilkeleri üzerine kuruludur. Neuman’ın Sistemler Modeli ise, bireyi çevresiyle etkileşim içinde bir sistem olarak ele alırken, stres yönetimi ve iyilik hali üzerine odaklanmaktadır. Gebelikte bu yaklaşım, nefes egzersizleri, meditasyon, mindfulness, yoga, haptonomi, müzik terapisi, sanat terapisi ve ifade edici yazma gibi yöntemlerle maternal ve fetal sağlığı destekleyip stres, kaygı gibi duygusal durumları azaltmaya yardımcı olmaktadır.
Ebelik bakımında bütüncül bakım uygulamaları, gebelik sürecinde maternal ve fetal sağlığı korumak ve geliştirmek için önemli bir rol oynamaktadır. Bu uygulamalar, gebelerin fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarını destekleyerek gebelik sürecini daha sağlıklı ve bilinçli bir şekilde deneyimlemelerine olanak tanır. Aynı zamanda gebenin bilinçlenmesini sağlayarak stresle baş etme yöntemlerini öğrenmesine, doğum korkusunu daha etkili bir şekilde yönetmesine, maternal bağlanmanın artmasına, sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmesine ve ebe-gebe iletişimini pekiştirmesine yardımcı olur. Bütüncül bakım anlayışı, gebelik ve doğum süreçlerinde hem fizyolojik hem de duygusal iyileşmeyi sağlarken, ebelik bakımının temelinde bireyin tüm boyutlarıyla ele alınmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.
Bu derlemede, gebelere yönelik Neuman sistemler modeline dayılı bütüncül ebelik bakım yaklaşım ve uygulamaları incelenerek, doğum ekibi içerisinde yer alan sağlık profesyonellerine rehberlik edecek bir perspektif sunulması amaçlanmıştır.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Bakım Modelleri ve Doğum Yeri |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Mart 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 2 |
Sağlık Bilimleri ve Teknolojileri Dergisi (SABİTEK) 'nde yazılar Türkçe veya İngilizce olarak yayımlanır. Türkçe yazılar kolay anlaşılır olmalı, duru bir Türkçe ile yazılmalı, Türk dilinin bütünlüğü korunmalı, yazılar Türk Dil Kurumu kurallarına uygun olmalıdır. Mümkün olduğu kadar yabancı sözcüklerin kullanımından kaçınılmalı, Türkçe çok yaygın olarak kullanılan yabancı sözcüklerin Türkçe karşılığı ilk kullanımlarında parantez içinde verilmelidir. Türkçede çok kullanılmayan sözcüklerin yabancı dildeki karşılığı ilk kullanımlarında parantez içinde verilmelidir. İlaçların ticari adları yerine jenerik (etken madde) adları Türkçe okunduğu gibi verilmelidir. İngilizce yazılar anlaşılır ve hatasız olmalıdır.