Devletler uluslararası sistemde ulusal çıkarlarını elde etmeyi ve güvenliği sağlamayı hedeflemektedirler. Bu hedefe ulaşmak için sahip oldukları en temel unsur ise askerî güçtür. Ulusal çıkarların ön planda tutulduğu ve kimi zaman iş birliğinin kimi zaman ise çatışmaların meydana geldiği uluslararası düzen içerisinde topraklarını her türlü tehdide karşı korumak isteyen devletler, coğrafi konumlarına ve gelişmişlik düzeylerine göre askerî güçlerini artırmaya özen göstermektedirler. Söz konusu askerî gücün en önemli sacayaklarından birini şüphesiz devletlerin savunma sanayii teşkil etmektedir. Dünyanın birbirinden farklı bölgelerinde bulunan birçok devlet, savunma sanayilerini geliştirerek hem askerî hem de siyasi açıdan güç kazanmak istemektedirler. Devletlerin dış politika davranışları hakkında önemli ipuçları sunan savunma sanayii, ülkelere stratejik, ekonomik ve siyasi avantajlar sağlamaktadır. Teknolojik açıdan yeterli alt yapıya sahip olan güçlü devletler, savunmaya yönelik ihtiyaçlarını diğer devletlere bağımlı olmadan yerli imkânları vasıtasıyla karşılayabilmektedir. Böylelikle söz konusu devletler, dış politikalarında daha bağımsız kararlar alabilme imkânına sahip olmaktadır. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum gereği karşılaştığı güvenlik tehditlerine karşın gerek caydırıcılığı sağlaması gerekse daha bağımsız kararlar alabilmesi için yerli savunma sanayiinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu noktada Türk savunma sanayiinin gelişimi noktasında Mustafa Kemal Atatürk’ün millî kaynakları esas alarak yerli savunma sanayii kurma politikasının benimsendiği ve İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında alınan ABD yardımları ile başlayıp NATO üyeliği ile devam eden millî savunma sanayii kurma politikasının terk edildiği iki ana dönem görülmektedir. Bu iki dönem içerisinde Türk dış politikası ile savunma sanayii arasında ilişki tarihsel kırılma noktaları dikkate alınarak incelenmiştir.
Dış Politika Güvenlik Yerli Savunma Sanayii Yerli Üretim Ambargo
States aim to achieve their national interests and ensure their security in the international system. Their most fundamental asset for achieving this goal is military power. In an international order where national interests are prioritized and sometimes characterized by cooperation and sometimes conflict, states seeking to protect their territories against all kinds of threats strive to increase their military power in accordance with their geographic location and level of development. A state's defense industry undoubtedly constitutes one of the most important pillars of this military power. Many states in various parts of the world seek to gain both military and political power by developing their defense industries. The defense industry, which offers important clues about states' foreign policy behavior, provides countries with strategic, economic, and political advantages. Powerful states with sufficient technological infrastructure can meet their defense needs through domestic resources without relying on other states. This allows these states to make more independent foreign policy decisions. Turkey's domestic defense industry needs to be developed to ensure both deterrence and to enable it to make more independent decisions against the security threats it faces due to its geographical location. In this context, the development of the Turkish defense industry can be seen in two main periods: one in which Mustafa Kemal Atatürk's policy of establishing a domestic defense industry based on national resources was adopted, and the other in which the policy of establishing a national defense industry, which began with US aid received during and after World War II and continued with NATO membership, was abandoned. The relationship between Turkish foreign policy and the defense industry during these two periods is examined by considering historical turning points.
Foreing Policy Security National Defense Industry Domestic Production Embargo
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Güvenlik Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 11 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Mart 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA37WB43WX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 3 Sayı: 1 |