The Ottoman Empire, which successfully governed diverse ethnic and religious groups for centuries through the millet system, exerted significant effort to maintain social balance. The Greek Orthodox (Rum) community, which held a privileged position within this system, long played an influential role in Ottoman bureaucracy and economic life. However, the Greek uprising of the nineteenth century led the state to adopt certain measures against those who revolted. Appropriate sanctions were imposed on individuals who directly participated in, or supported, the rebellion. Conversely, members of the Greek millet who had no connection with the revolt continued their lives as Ottoman subjects in the subsequent period.This study examines the rights of worship and property enjoyed by the Greek millet under Ottoman rule, as well as the state’s stance toward these rights, in light of the entries recorded in the Rum Atik Berat ve Ahkâm Defteri dated 1832–1837 (CE). The fact that this register was compiled in the years following the uprising makes it particularly significant, as it allows for an assessment of whether the state’s approach toward non-rebellious members of the Greek community shifted compared to earlier periods.Furthermore, the documents provide valuable insight into the bureaucratic functioning of the era. They illustrate how a minority group communicated its petitions and complaints to the imperial center, and through which administrative channels the state addressed them.
The Ottoman Empire the Greek Nation Bureaucratic Functioning
Millet sistemi ile asırlar boyunca farklı etnik ve dinî grubu bir arada yönetme becerisini gösteren Osmanlı Devleti, toplum dengesini sağlamak için büyük gayret göstermiştir. Osmanlı Devleti’nde Millet Sistemi içerisinde imtiyazlı bir konumda olan Rum Cemaati, uzun zaman boyunca Osmanlı bürokrasisi ve ekonomisi içerisinde etkin bir şekilde yer almıştır. Fakat XIX. asırda Rumların devlete karşı isyan etmeleri, devletin kendilerine karşı bazı tedbirler alması sonucunu doğuracaktır. Doğrudan isyana katılan veya destek veren Rumlara karşı gerekli yaptırımlar uygulanmıştır. Bunun yanı sıra isyan ile alakası olmayan Rum Milleti mensupları isyandan sonraki süreçte de Osmanlı vatandaşı olarak hayatlarına devam etmişlerdir. Bu çalışmada Miladi 1832-1837 tarihli Rum Atik Berat ve Ahkâm Defterindeki kayıtlar ışığında Rum Milleti’nin Osmanlı Devleti hâkimiyeti altında ibadet ve mülkiyet hakları ve bunların devlet nazarındaki durumu sorgulanacaktır. Söz konusu defterin tutulma tarihi, isyandan sonraki tarihlere tekabül etmesi açısından önem arz etmektedir. Böylece isyana müdahil olmayan Rum Milletine karşı yönetimin tavrında eskiye göre bir değişiklik olup olmadığı hususu görülecektir. Ayrıca söz konusu belgelerden hareketle dönemim bürokratik işleyişi hakkında bilgi elde etmek de mümkün olacaktır. Zira azınlık bir grubun devletin merkezine şikâyet ve taleplerini nasıl ilettikleri ve merkezden kendilerine hangi kanallar aracılığıyla hitap edildiği konuları bu kayıtlardan anlaşılmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kamu Yönetimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.58375/sde.1766023 |
| IZ | https://izlik.org/JA65YC87PW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 6 Sayı: 1 |
SDE AKADEMİ WEB SAYFASI: https://sdeakademidergisi.org/