Türkiye’de nüfus yaşlanması 2000’li yıllardan itibaren hız kazanmış, bu süreç kırsal alanlarda çok daha ileri boyutlara ulaşmıştır. 2024 itibarıyla yaşlı nüfus oranı ülke genelinde %10,6 iken kırsalda %18,2’ye yükselmiştir. Genç nüfusun dışarıya göçü, düşük doğurganlık ve yerinde yaşlanma, kırsal yaşlanmanın mekânsal örüntülerini belirleyen temel dinamiklerdir. Bu çalışma, Kırsal Türkiye’de aşırı yapısal yaşlanmanın mekânsal paternlerini ortaya koymayı amaçlamakta; köy ve mahalle ölçeğinde üretilen yaşlanma haritaları ile doğurganlık, göç, yükselti ve ana morfolojik yapı ilişkilerini analiz etmektedir. Bulgular, Türkiye’deki 39.687 kırsal yerleşmenin %85’inden fazlasının yaşlı, çok yaşlı veya aşırı yaşlı kategorilerinde yer aldığını; tüm kırsal yerleşmelerin %5’inde ise nüfusun en az yarısının 65 yaş ve üzerinden oluştuğunu göstermektedir. Birçok kırsal yerleşmede nüfusun eşzamanlı olarak azalması ve yaşlanması, kırsalın gelecekteki sürdürülebilirliğini tehdit eden ikiz bir demografik sürece işaret etmektedir. Araştırma, kırsal yaşlanmanın mekânsal paternlerini, sosyal politika ve uygulamalarında yararlanılmak üzere bir çerçeve olarak ortaya koymanın yanı sıra bir dizi yeni araştırma sorularının gündeme alınmasını önermektedir.
Kırsal yaşlanma Aşırı yaşlanma Yaşlanmanın mekânsallığı • Bölgesel yaşlanma farklılıkları Yaşlanma geçişi Mekânsal analiz Kırsal Türkiye
Population aging in Türkiye has accelerated since the early 2000s, with the process reaching much more advanced levels in rural areas. As of 2024, while the share of the older population stands at 10.6% nationwide, it rises to 18.2% in rural areas. Out-migration of younger cohorts, low fertility, and aging in place constitute the main dynamics shaping the spatial patterns of rural aging. This study aims to reveal the spatial patterns of hyper-structural aging in rural Türkiye by producing aging maps at the village and neighbourhood levels and by analysing the relationships between aging, fertility, migration, elevation, and major morphological units. The findings indicate that more than 85% of Türkiye’s 39,687 rural settlements fall into the categories of aged, very aged, or hyperaged, and that in 5% of all rural settlements, at least half of the population consists of individuals aged 65 and over. In many rural settlements, simultaneous population decline and rapid aging point to a dual demographic process that threatens the future sustainability of rural areas. Beyond these demographic dynamics, limited access to health and social services, low income levels, and spatial isolation further intensify the challenges of aging in rural settings. This study provides a spatial framework to inform social policy and practice and calls for the formulation of new research questions on rural aging.
Rural aging Hyper-aging Spatiality of aging Regional aging differences Aging transition Spatial analysis Rural Türkiye
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyoloji (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 5 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 23 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 13 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/senectus.2026.4.1.1034 |
| IZ | https://izlik.org/JA49CE39KZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |