19. yüzyılda bilimsel bir disiplin olarak ortaya çıkan ekoloji, kavramsal kapsamını giderek genişleterek salt bir doğa bilimi olmanın ötesine geçmiş; sosyal teori, etik ve felsefe alanlarındaki söylemleri de etkilemiştir. Ekolojik düşünceyle genişleyen tartışmalar, zamanla, mekanik ve sistem tabanlı modellerden, ilişkisel, yenileyici ve doğa sonrası çerçevelere uzanan çok sayıda paradigma üretmiş; her biri insan -çevre ilişkisine dair farklı ontolojik ve epistemolojik anlayışlar sunmuştur. Bu çalışma, söz konusu kavramsal gelişmeleri izlemek ve bunların çağdaş mimari düşünce ve pratiğine nasıl yansıdığını incelemek amacıyla nitel ve yorumlayıcı bir araştırma yaklaşımı benimsemektedir. Araştırmanın merkezinde, ekolojik söylemdeki temel dönüşümleri örnekleyen dört mimar ve kuramcının -Sim Van der Ryn, Michael Sorkin, Chrisna du Plessis ve Neri Oxman- teorik ve uygulamalı üretimleri yer almaktadır. Van der Ryn’in sistem ekolojisi ve etik çevreciliği; Sorkin’in toplumsal boyutlu kentsel ekoloji anlayışı; du Plessis’in yenileyici tasarım düşüncesi ve Oxman’ın biyolojik bilgiyle şekillenen maddi ekolojileri, ekolojik paradigmaların çeşitliliğini ama birbiriyle örtüşen yaklaşımlarını ortaya koymaktadır: Farklı metodoloji ve bağlamlarda çalışsalar da bu figürler, doğayı ayrı bir varlık değil, karşılıklı bağımlılıklar ağı olarak gören ilişkisel düşünceye katkı sunan yaklaşımlarıyla ön plana çıkmaktadırlar. Böylece, birbirinden farklı ölçek ve araçlara sahip olsalar da bu figürlerin üretimleri, mimarlık alanında ekolojinin özünü doğa korumacılığından çok, varlıkların karşılıklı bağımlılığına dayalı ilişkisel bir ontolojiye geçiş olarak yeniden tanımlayan ortak bir düşünsel zemine işaret etmektedir.
ekolojik mimarlık çağdaş ekolojik söylem rejeneratif tasarım doğa-sonrası paradigma.
Emerging as a scientific discipline in the nineteenth century, ecology gradually expanded its conceptual scope and moved beyond the boundaries of a natural science, exerting influence on social theory, ethics, and philosophy. As ecological thought widened, debates evolved from mechanistic and systems-based models toward relational, regenerative, and post-nature frameworks—each offering distinct ontological and epistemological interpretations of the human–environment relationship. This study adopts a qualitative and interpretive research approach to trace these conceptual developments and examine their resonance within contemporary architectural theory and practice. At the centre of the analysis are the theoretical and practical contributions of four architects and theorists, Sim Van der Ryn, Michael Sorkin, Chrisna du Plessis, and Neri Oxman, whose work exemplifies key transitions in ecological discourse. Van der Ryn’s systems ecology and ethical environmentalism, Sorkin’s socially oriented urban ecology, du Plessis’s regenerative design thinking, and Oxman’s biologically informed material ecologies collectively illustrate the plurality of ecological paradigms while revealing their shared foundations. Despite working across different scales, methods, and contexts, these figures converge on a relational understanding of nature—not as an external entity, but as a network of mutual dependencies. Accordingly, their work signals a shift in architecture from an ecology grounded in environmental preservation toward one rooted in a relational ontology that redefines the discipline’s conceptual foundations.
ecological architecture contemporary ecological discourse regenerative design post-nature paradigm
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kentsel Tasarım |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 21 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.5281/zenodo.18095126 |
| IZ | https://izlik.org/JA28YR37MN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 07 Sayı: 02 |