This study suggests that the subject interacting with artworks produced through virtual reality technology experiences anthropologist Arnold Van Gennep’s rites of passage (separation, liminality, incorporation) and Victor Turner’s concept of communitas. The article also presents a comparative analysis between these rites of passage and Jonathan Steuer’s three principles for defining virtual reality (vividness, interactivity, immersion). The comparison reveals significant commonalities between the rites of passage and Steuer’s triadic framework. The aim of the study is to establish an analogy between these two conceptual models and to conduct a descriptive analysis of current virtual reality projects through this lens. The research is structured within a qualitative research design and employs the method of descriptive analysis. During data collection, purposive sampling was used, and two virtual reality projects were selected as the sample through homogeneous and typical case sampling techniques. These include Maurice Benayoun’s interactive art project World Skin and Jong-woo Kim’s Meeting You. The article aims to analyze how virtual reality users undergo a form of transformation in the context of rites of passage through these projects. Using content analysis, common themes of the projects were identified, and through document analysis, the impact of virtual reality experiences on the individual’s existential state was evaluated. The study concludes that the virtual reality experience can be categorized as simulation/separation, immersion/liminality, and interaction/incorporation. In this sense, the article aspires to contribute to the literature by offering a new perspective on virtual reality artworks through concepts borrowed from anthropology.
Bu çalışma, sanal gerçeklik teknolojisiyle üretilen sanat eserleriyle etkileşime giren öznenin, Antropolog Arnold Van Gennep’in geçiş ritüellerini (ayrılma, eşik, birleşme) ve Victor Turner’ın komünitas kavramlarını deneyimlediğini öne sürmektedir. Makalede ayrıca geçiş ritüelleri ile Jonathan Steuer’ın sanal gerçekliği tanımlamada kullandığı üçlü prensibinin (simülasyon, daldırma, etkileşim) karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Yapılan bu karşılaştırmada geçiş ritüelleri ile üçlü prensibin ortak paydalarının olduğu saptanmıştır. Çalışmanın amacı geçiş ritüelleri ve Steuer’ın üçlü prensibi arasında analoji kurularak güncel sanal gerçeklik projeleri üzerinden betimsel analizini yapmaktır. Araştırma, nitel araştırma deseninde yapılandırılmış olup, betimsel analiz yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde, amaçlı örneklem yöntemi tercih edilmiş; benzeşik ve tipik durum örnekleme teknikleri kullanılarak iki sanal gerçeklik projesi örneklem olarak seçilmiştir. İncelenen sanal gerçeklik projeleri arasında Maurice Benayoun’un “Dünya Görünümü” isimli etkileşimli sanat projesi ve Jong-woo Kim’in “Seninle Tanışmak” isimli projesi yer almaktadır. Makalenin amacı bu projeler üzerinden sanal gerçeklik kullanıcılarının geçiş ritüelleri bağlamında nasıl bir dönüşüm yaşadığını analiz etmektir. İçerik analizi yöntemiyle projelerin ortak temaları belirlenmiş, doküman analizi ile sanal gerçeklik deneyiminin bireyin varlık durumundaki değişime etkisi değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, sanal gerçeklik deneyiminin simülasyon/ayrılma, daldırma/eşik, etkileşim/birleşme şeklinde kategorize edilebileceği ortaya konmuştur. Bu anlamda makalenin, sanal gerçeklikle yapılan eserlerin antropoloji kürsüsünden ödünç alınan kavramlar üzerinden yapılan okumayla yeni bir bakış açısı önererek literatüre katkı sağlayacağı ümit edilmektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Güzel Sanatlar |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA72PX79AY |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 19 |