All kinds of developments on the social plane are represented through the media and transmitted to the audience. Since this differentiating or integrative role of the media at the point of representation is a subject that is always discussed, interpretations are made from different points of view. The concept of representation is to embody ideas, concepts and emotions in a symbolic form that can convey and interpret them in a meaningful way. The representation function, rather than being a one-way transmitter, performs a dialogue-oriented function caused by mutual interaction. Cinema films deal with the socio-cultural and everyday life sections of individuals through the characters. The perfect world reflected by the perfect characters who are projected as role models in the filmic time is moving away from reality due to the lack of construction of an informal and confrontational space. The films that deal with disability, which is the most natural way to touch a person and create emotional kinship, focus on the act of reconciliation instead of imperfection. Within the scope of this study, the difficulties experienced by disabled individuals classified as disadvantaged groups are examined through the narrative of the CODA film and the relationship between the informatics field. Since CODA (Children of Deaf Adults) also means ‘Children of Hearing-Impaired Parents’ as a word, it requires reading and studying the film from this perspective. Within the scope of this study, the CODA film will be analyzed in the context of the representation of hearing impaired characters, and the symbolic meanings, auditory differences and bodily forms of communication carried by this representation will be interpreted by semiotic analysis method. The aim of the study is to determine whether the state of hearing disability contributes to the production of cultural identity, empathy and awareness through cinematic representation. The main finding obtained is that the disabled people of the film are not in the framework of deficiency or inadequacy; it represents them as productive, communicative, active individuals who take on an active role in the family and society. This form of representation shows that cinema is not only a narrative tool, but also an informative space that contributes to making sense of differences.
Cultural Representation Emotional Kinship Disability Film Semiotic Analysis
Toplumsal düzlemde yaşanan her türlü gelişme, medya aracılığıyla temsil edilerek izleyenlere aktarılır. Temsil noktasında medyanın bu ayrıştırıcı ya da bütünleştirici rolü hep tartışılagelen bir konu olduğundan farklı bakış açılarından yorumlamalar yapılmaktadır. Temsil kavramı, fikir, kavram ve duyguları aktarabilen ve bunları anlamlı bir şekilde yorumlayabilecek sembolik bir formda somutlaştırmaktır. Temsil işlevi tek yönlü bir aktaran olmaktan öte karşılıklı etkileşimden kaynaklı diyalog eksenli bir işlev görür. Sinema filmleri, bireylerin sosyo-kültürel ve gündelik yaşam kesitlerini karakterler üzerinden ele almaktadır. Filmsel zaman içinde rol model olarak yansıtılan mükemmel karakterlerin yansıttığı kusursuz dünya enformatik ve çatışmacı alanın inşa edilmemesi nedeniyle gerçeklikten uzaklaşmaktadır. İnsana dokunmanın ve duygu akrabalığı oluşturmanın en doğal biçimi olan engellilik halinin ele alındığı filmler, kusur yerine uzlaşı eylemine odaklanmaktadır. Bu çalışma kapsamında dezavantajlı gruplar olarak sınıflandırılan engelli bireylerin yaşadığı zorluklar, CODA filminin anlatısı ve enformatik alan ilişkisi üzerinden incelenmektedir. CODA (Children of Deaf Adults) kelime olarak da ‘İşitme Engelli Ebeveynlerin Çocukları’ anlamını taşıdığı için, filmi bu perspektiften okumayı ve incelemeyi gerektirmektedir. Bu çalışma kapsamında, işitme engelli karakterlerin temsili bağlamında CODA filmi analiz edilerek, söz konusu temsilin taşıdığı sembolik anlamlar, işitsel farklılıklar ve bedensel iletişim biçimleri göstergebilimsel analiz yöntemiyle yorumlanacaktır. Çalışmanın amacı, işitme engellilik halinin sinemasal temsili üzerinden kültürel kimlik, empati ve farkındalık üretimine katkı sağlayıp sağlamadığını ortaya koymaktır. Elde edilen temel bulgu, filmin engelli bireyleri eksiklik ya da yetersizlik çerçevesinde değil; üretken, iletişim kurabilen, aile ve toplum içinde etkin rol üstlenen bireyler olarak temsil ettiğidir. Bu temsil biçimi, sinemanın yalnızca bir anlatı aracı değil, aynı zamanda farklılıkları anlamlandırmaya katkı sunan enformatik bir alan olduğunu da göstermektedir.
Kültürel temsil Duygu akrabalığı Engellilik Film Göstergebilim Analizi
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Özel Eğitim ve Engelli Eğitimi (Diğer), Dezavantajlı Gruplar, Aile Psikolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Aralık 2024 |
| Kabul Tarihi | 6 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 25 Sayı: 67 |