Yaşlanan Nüfus, Türkiye'de Sosyal Hizmetler ve Sosyal Yardım
Öz
Nüfus projeksiyonları Türkiye’nin genç ve sürekli
büyüyen nüfus yapısının değişmekte olduğunu ve
özellikle doğurganlık ve yaş yapısı itibarıyla gelişmiş
ülkelere benzemekte başladığını göstermektedir. Yüksek
doğurganlık ve yüksek ölümlülük düzeyinden
düşük doğurganlık ve düşük ölümlülük düzeyine geçiş
anlamına gelen demografik geçiş süreci yaş yapısını
değiştirmektedir. Bu süreçte, genç yaş grupları sürekli
olarak azalmakta, çalışma çağı nüfus ise 2040’a kadar
sürekli olarak artmakta ve daha sonra düşmeye başlamakta
ve yaşlı nüfus ise sürekli olarak artmaktadır. Yaş
yapısındaki ve demografik yapıdaki bu değişimler
ekonomik ve sosyal alanları doğrudan ve dolaylı
olarak etkilemektedir. Demografik geçiş bazı fırsatlar
yarattığı gibi (çalışma çağının en yüksek düzeyine
ulaşması gibi) Türkiye’nin daha önce karşılaşmadığı
bazı riskleri (nüfusun yaşlanması gibi) ortaya çıkarmaktadır.
Söz konusu demografik değişimleri göz önünde
bulundurarak Türkiye yaşlılara yönelik sosyal
politikalarını gözden geçirmek durumundadır. Bu
çerçevede, bu makale 2050 yılına kadar Türkiye’deki
demografik değişimler ile sosyal hizmetler ve sosyal
yardımlar alanlarındaki mevcut durumu incelemektedir.
Çalışmanın sosyal hizmetler ve sosyal yardım alt
başlığı Türkiye’deki mevcut durumu ve son
dönemdeki yapısal/kurumsal uygulamaları incelemektedir.
Son alt başlık temel politika dokümanlarında
yaşlılara yönelik olarak belirlenen politikaların
amaçlarını ve hedeflerini incelemektedir. Çalışma,
ayrıca, yaşlanma sürecinin başında hazırlanan
Yaşlanma Ulusal Eylem Planı’nın önemine dikkat çekmektedir.
Anahtar Kelimeler
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
-
Yayımlanma Tarihi
1 Mart 2007
Gönderilme Tarihi
24 Mart 2015
Kabul Tarihi
-
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2007 Cilt: 12 Sayı: 12