In this study, human rights discourse and the positioning of the subject in human rights will be analyzed within the framework of Baha Tevfik and Alain Badiou. It is seen that human rights discourse, which is shaped on the universality of the subject, is based on the absoluteness between good and evil. According to Tevfik, the moral teaching shaped on Kant's principle of goodness does not reflect today's morality. When we determine good and evil, we do not determine morality. According to Badiou, since the doctrine of human rights is developed on the basis of Kant and the commandments developed on the idea of evil, human rights stipulate punishment in the legal dimension. In such a situation, can we speak of universality? Or what are the basic criteria that determine ethical values in terms of individual rights and freedoms? According to Badiou, the fact that the commandments apply to situations of evil does not indicate a direct relationship between ethics and universality. According to Kant, the main criteria that determine universal values are the social contract and moral obligations. They both evaluate the idea that human rights should serve universal values from different perspectives. This study aims to develop a critique and a different perspective on human rights discourse based on Tevfik and Badiou's concepts of rights.
Bu çalışmada hak kavramından hareketle insan hakları söylemi ve insan haklarında öznenin konumlandırılışı Baha Tevfik ve Alain Badiou çerçevesinde incelenecektir. Öznenin evrenselliği üzerine şekillenen insan hakları söyleminin iyi-kötü arasındaki mutlaklığı temele aldığı görülmektedir. Tevfik’e göre Kant’ın iyilik ilkesi üzerine şekillenen ahlaki öğreti günümüz ahlakını yansıtmamaktadır. İyi-kötü olanı belirlediğimizde ahlakı belirlemiş olmayız. Badiou’ya göre de insan hakları öğretisi Kant ve kötülük fikri üzerine geliştirilen buyruklar üzerinden geliştirildiği için insan hakları hukuki boyutta cezalandırılmayı şart koşar. Peki böyle bir durum karşısında evrensellikten söz edilebilir mi? Ya da bireysel hak ve özgürlükler noktasında etik değerleri belirleyen temel ölçütler nelerdir? Buyrukların kötülük durumları için geçerli olması Badiou’ya göre etik ve evrensellik arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermez. Evrensel değerleri belirleyen temel ölçüt Kant’a göre toplumsal sözleşme ve ahlaki yükümlülüklerdir. Her ikisi de insan haklarının evrensel değerlere hizmet etmesi gerektiği fikrini farklı bakış açılarıyla değerlendirmişlerdir. Bu çalışmada, Tevfik ve Badiou’nun hak kavramlarından hareketle insan hakları söylemi üzerine bir eleştiri ve farklı bir bakış açısı geliştirmek amaçlanmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çağdaş Felsefe, Türk Düşünce Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Mart 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 63 |