Mâtürîdîler, peygamberliğin en güçlü delili olarak mûcizeyi kabul etmekte ve bu olağanüstü olayları hem fiziksel hem de aklî yönleriyle değerlendirmektedir. Ona göre mûcize, yalnızca doğa yasalarını aşan bir fenomen olmayıp, peygamberin hakikatini ispatlayan ilahi bir tasdik mekanizmasıdır. Mâtürîdî, mûcizenin nübüvvetin kesin bir delili olduğunu savunurken, onu keramet, istidrac, sihir ve kehanet gibi diğer olağanüstü olaylardan kesin çizgilerle ayırmaktadır. Özellikle Kur’an’ın i‘câzı, yani onun edebi, bilgi içeriği ve gaybî haberler açısından benzersizliği, mûcizenin en üstün örneği olarak ele alınmaktadır. Çalışma, Mâtürîdî’lerin mûcize anlayışını sistematik bir şekilde analiz etmekte ve onun nübüvvetin ispatına dair delil sistematiğini ortaya koymaktadır. Peygamberlerin ahlaki mükemmelliği, getirdikleri toplumsal dönüşümler ve mûcize kavramının epistemolojik boyutu, Mâtürîdî’nin mûcize anlayışında önemli yer tutmaktadır. Modern bilim ve felsefi eleştiriler karşısında Mâtürîdî’nin mûcize anlayışının rasyonel bir savunma sunduğu ve mûcizenin ontolojik ve epistemolojik temellerinin güçlü bir şekilde ele alındığı görülmektedir.
Māturīdī considers miracles as the most compelling proof of prophethood and evaluates these extraordinary events from both physical and intellectual perspectives. According to him, a miracle is not merely a phenomenon that transcends natural laws; rather, it serves as a divine confirmation of a prophet’s truthfulness. While asserting that miracles are definitive evidence of prophethood, Māturīdī distinguishes them clearly from other supernatural occurrences such as karāmah (saintly wonders), istidrāj (gradual punishment), magic, and divination. In particular, the i‘jāz of the Qur’an—its inimitability in terms of literary excellence, content, and foretelling of unseen events—is regarded as the ultimate example of a miracle. This study systematically analyzes Māturīdī’s understanding of miracles and his framework for proving prophethood. The ethical perfection of prophets, the societal transformations they brought about, and the epistemological dimension of miracles hold a significant place in Māturīdī’s thought. In the face of modern scientific and philosophical critiques, Māturīdī’s conception of miracles presents a rational defense, demonstrating their strong ontological and epistemological foundations.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İslam Mezhepleri, Kelam |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 14 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Nisan 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 2 |
Türkiye İlahiyat Araştrımaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.