This article examines the concepts of sin and crime in the Qur’an from the perspective of forensic linguistics, focusing on their semantic, etymological, and contextual dimensions. Although terms such as junāḥ, ithm, dhanb, jurm, and khaṭaʾ are often used interchangeably in translations, discourse analysis reveals distinct legal and moral implications. Junāḥ refers to actions that blur the boundary between prohibition and permissibility in personal conduct, while ithm denotes intentional or negligent behaviors with legal consequences. Dhanb signifies serious violations affecting social order, often mentioned alongside repentance; jurm designates persistent, unpardonable offenses, identifying mujrim as those deserving punishment; and khaṭaʾ points to unintentional acts evaluated by the degree of negligence. These distinctions are structured around parameters such as personal–public domain, intent–negligence, and forgiveness–unpardonability. The study argues that the Qur’an’s conceptual diversity reflects not only a moral but also a coherent legal system of meaning.
In the preparation of this study, scientific ethical principles and standards have been observed; no plagiarism has been committed, and all relevant sources have been properly cited in accordance with academic conventions. The study involves no conflict of interest. Since the research does not include any survey, interview, experiment, or data collection method requiring human participants, it does not require approval from an ethics committee.
Bu makale, Kur’an’da suç ve günah kavramlarını semantik, etimolojik ve bağlamsal yönleriyle adli dilbilim perspektifinden incelemektedir. Kur’an’da sıkça geçen cünah, ism, zenb, cürüm ve hata kavramları genellikle birbirinin yerine eş anlamlı olarak çevrilmesine rağmen, söylem analizi bu terimlerin farklı hukuki ve ahlaki alanlara işaret ettiğini göstermektedir. Cünah, bireysel düzlemde yasakla meşruiyet sınırında kalan fiilleri; ism, kasıt veya ihmal içeren, hukuki sonuç doğurabilecek eylemleri; zenb, toplumsal düzeni bozan ve bağışlanma talebiyle birlikte anılan ağır ihlalleri; cürüm, ısrarla işlenen ve affı olmayan suçları; hata ise kasıtsız davranışları ifade eder. Bu farklılıklar, bireysel–kamusal, kasıt–ihmal ve bağışlanabilirlik–affedilmezlik eksenlerinde anlam kazanır. Çalışma, Kur’an’ın kavramsal çeşitliliğinin yalnızca ahlaki değil, aynı zamanda hukuki bir sistematiğe dayandığını ortaya koymaktadır.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel etik ilke ve kurallara uyulmuş, intihal yapılmamış ve ilgili tüm kaynaklara akademik usullere uygun şekilde atıf yapılmıştır. Çalışmada çıkar çatışması bulunmamaktadır. Araştırma herhangi bir anket, mülakat, deney veya insan/katılımcı gerektiren veri toplama yöntemi içermediği için etik kurul onayı gerektirmemektedir
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 22 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 24 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 4 |
Türkiye İlahiyat Araştrımaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.