This article examines the approaches of several Sūfī thinkers –from Junayd al-Baghdādī to al-Ghazālī– toward different aspects of tawḥīd through a comparative method, focusing on the continuity and the axis of transformation of ideas within this intellectual trajectory. While the theologians (mutakallimūn) explained this truth with reference to revelation (nass) and reason, the sufis re-evaluated this truth through an approach based on their spiritual states and stations. Junayd al-Baghdādī made the first systematic classification by separating the tawḥīd of the common believers (awām) and the elect (khawāṣṣ). With this approach, which combined theoretical principle with spiritual experience, he left a lasting impact on the sufi tradition. Al-Sarrāj, al-Qushayrī, and al-Harawī largely preserved Junayd’s classification. When it comes to al-Ghazālī, the degrees of tawḥīd are presented in a wider and deeper way. In Iḥyāʾ ʿUlūm al-Dīn, al-Ghazālī grounded trust in God (tawakkul) in tawḥīd and explained a fourfold classification with the metaphor of the walnut. By extending this classification to six degrees in Faḍāil al-anām, he reshaped it into a new form. In conclusion, this study aims to reveal how Sufi thinkers transformed the kalām-based understanding of tawḥīd and to illuminate the new dimension this transformation introduced to the relationship between knowledge and experience in Islamic thought.
Bu makale, Cüneyd-i Bağdâdî’den başlayarak Gazzâlî’ye değin uzanan süreçte bazı sûfîlerin tevhidin çeşitli yönlerine ilişkin yaklaşımlarını karşılaştırmalı bir yöntemle fikrî süreklilik çerçevesinde ele almaktadır. Kelamcıların nas ve akla dayalı yaklaşımlarına karşılık sûfîler, bu hakikati manevî hâl ve makamlarına dayalı bir yaklaşımla ele almışlardır. Cüneyd-i Bağdâdî, avâm ve havâssın tevhidini birbirinden ayırarak ilk sistemli tasnifi yapmış; nazarî ilke ile manevî tecrübeyi birleştiren yaklaşımıyla tasavvuf geleneğinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Onu takip eden Serrâc, Kuşeyrî ve Herevî gibi sûfî müellifler Cüneyd'in tasnifini büyük ölçüde korumuşlardır. Gazzâlî ise tevhid derecelerini seleflerinden çok daha geniş ve derinlikli biçimde ele almıştır. İḥyâü ulûmi’d-dîn’de tevekkülü tevhidle temellendiren Gazzâlî, ceviz metaforuyla dörtlü bir tevhid tasnif ortaya koymuş; bu tasnifi Feżâilü’l-enâm’da altı dereceye çıkararak ona yepyeni bir görünüm kazandırmıştır. Sonuç itibariyle bu çalışma, sûfîlerin kelamî tevhid anlayışını nasıl dönüştürdüklerini ve bu dönüşümün İslâm düşüncesinde bilgi ile tecrübe arasındaki ilişkiye kazandırdığı yeni boyutu görünür kılmayı amaçlamaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tasavvuf |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 8 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.32711/tiad.1858590 |
| IZ | https://izlik.org/JA65HR27JC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
Türkiye İlahiyat Araştrımaları Dergisi Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.