Artificial intelligence has evolved beyond being a term coined in the 20th century and continues to be a field with great potential in many areas today. Developments in artificial intelligence are rapidly spreading in many areas, such as healthcare. New artificial intelligence technologies continue to develop and spread in the fields of language and speech therapy. One such field is voice disorders. Although there are many assessment and therapy tools used in the management of voice disorders today, the development and potential of artificial intelligence necessitates research in this area. This review highlights the development of artificial intelligence in the management of voice disorders and possible ethical issues. Although the literature has found that machine learning and deep learning algorithms achieve high accuracy, sensitivity, and specificity rates in evaluating voice disorders and provide clinicians with objective data during the evaluation process, no evidence has been found regarding their benefits in the therapy process. AI-based wearable technologies can assist clinicians in the assessment and therapy processes. Despite the potential of artificial intelligence, certain ethical issues cannot be ignored. There are also threats to clinical decision-making and patient safety.
ÖZ
Yapay zekâ, 20. yüzyılda ortaya atılan bir terim olmaktan çıkıp günümüzde birçok alanda büyük potansiyeller barındıran bir alan olmaya devam etmektedir. Yapay zekânın sağlık hizmetleri gibi birçok alanda gelişmeleri hızla yaygınlaşmaktadır. Yeni yapay zekâ teknolojileri dil ve konuşma terapisi alanlarında da gelişimini sürdürerek yaygınlaşmaya devam etmektedir. Bu alanlardan biri de ses bozuklukları alanıdır. Günümüzde ses bozukluklarının yönetiminde kullanılan birçok değerlendirme ve terapi aracı bulunsa da yapay zekanın gelişimi ve potansiyeli bu alandaki araştırmaları zorunlu kılmaktadır. Bu derleme, ses bozukluklarının yönetiminde yapay zekanın gelişimini ve olası etik problemleri ortaya koymaktadır. Literatürde makine öğrenimi ve derin öğrenme algoritmalarının ses bozukluklarını değerlendirmede yüksek doğruluk, duyarlılık ve özgüllük oranları yakalandığı ve klinisyenlere değerlendirme sürecinde objektif veriler sağladığı bulgusuna ulaşılsa da terapi sürecindeki faydasına yönelik bir bulguya rastlanmamıştır. Yapay zekâ temelli giyilebilir teknolojilerin klinisyenlere değerlendirme ve terapi süreçlerinde yardımcı olabilir. Yapay zekanın bu potansiyeline rağmen birtakım etik sorunların göz ardı edilemeyeceği, klinik karar alma ve hasta güvenliğine yönelik tehditlerin mevcut olduğu belirtilmiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Konuşma Patolojisi |
| Bölüm | İnceleme Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 18 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 3 |