Bu makale, küresel enerji dengelerini değiştiren kaya gazı devriminin Türkiye ekonomisi ve enerji arz güvenliği üzerindeki potansiyel etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle, kaya gazı üretiminde dünya lideri konumundaki ABD’nin bu alandaki teknolojik ve piyasa hâkimiyeti ile Çin ve Avrupa Birliği’nin daha sınırlı kalan ilerlemesi incelenmektedir. Ayrıca, kaya gazının yeryüzüne çıkarılması için kullanılan hidrolik kırılma yönteminin yol açtığı su kirliliği ve deprem riski gibi ciddi çevresel endişeler ele alınmaktadır. Makalenin odak noktasını, yüksek oranda enerjide dışa bağımlı olan Türkiye’nin sahip olduğu kaya gazı potansiyeli oluşturmaktadır. Yapılan analiz, söz konusu çevresel risklerin etkin bir şekilde yönetilmesi koşuluyla, yerli kaya gazı üretiminin; cari açığın azalması, enflasyon üzerindeki baskıların hafiflemesi ve döviz rezervlerinin güçlenmesi yönünde önemli ekonomik fırsatlar sunabileceğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu kaynağın devreye alınmasının enerji arz güvenliğini arttıracağı, istihdam yaratacağı, teknolojik gelişmeyi tetikleyeceği ve Türkiye’nin uluslararası enerji koridoru olarak konumunu güçlendireceği sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla, kaya gazı, Türkiye için hem ekonomik hem de stratejik anlamda kritik bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmektedir.
This article aims to investigate the potential impacts of the shale gas revolution, which has been transforming global energy balances, on the Turkish economy and energy supply security. The study first examines the technological and market dominance of the United States, the world leader in shale gas production, alongside the more limited progress made by China and the European Union. Furthermore, it addresses serious environmental concerns associated with the hydraulic fracturing method used to extract shale gas, such as water pollution and seismic risks. The focal point of the article is Türkiye’s indigenous shale gas potential, given its high dependence on foreign energy sources. The analysis reveals that, provided the associated environmental risks are effectively managed, domestic shale gas production could offer significant economic opportunities, including a reduction in the current account deficit, alleviation of inflationary pressures, and strengthening of foreign exchange reserves. Moreover, it is concluded that the utilization of this resource would enhance energy supply security, generate employment, stimulate technological advancement, and reinforce Türkiye’s position as an international energy corridor. Therefore, shale gas is regarded as a critical energy resource for Türkiye both in economic and strategic terms.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kalkınma Ekonomisi - Makro |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA28DE87MC |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 2 |