Ağız, Kültür, Kimlik İlişkisi Bağlamında Âşık Davut Sularî’nin Dilinde Erzincan Ağzı
Öz
İnsanoğlunun içerisine doğduğu aileden başlayarak edindiği dil ana dilini oluşturur. Edinilen bu ilk ana dili daha çok yörenin ağız özelliklerine dayanır. Bu nedenle dil edinimi ağız özelliklerinin ağır bastığı konuşma dili ile başlar. Öncelikle ağız özelliklerinin baskın olması ile başlayan dil edinim süreci, başta eğitim öğretim olmak üzere, iletişim araçlarının ve ölçünlü dili kullananların artmasının etkisiyle, zamanla toplumun hemen hemen bütün üyelerinde ölçünlü dile doğru evrilir. Her ne kadar süreç sonunda ölçünü dilin özellikleri daha geniş boyutta edinilip öğrenilse ve kullanılmaya başlansa da ana dilin ilk nüveleri olan ağızların izleri ve etkisi insanların belleğinden silinmez. Ağızların bellekte kalıcı olarak yer etmesinin nedenlerinin başında bireylerin dil edinimi ile birlikte kimlik edinimi ve kültürlenmelerinin de ilk araçlarından birinin konuşma dili olarak edindikleri ilk şekillerin ağızlar olması gelir. Bu nedenle de insanlar başta hemşehrileri olmak üzere kültürel kimliklerini ifade ederken sıklıkla ağız özelliklerine ve yerel söz, deyim ve atasözlerine başvururlar. Yörelerinin ağız özelliklerini en iyi ve etkili bir şekilde kullanan kişilerin başında gelen âşıklar da eserlerinde ağız özelliklerine yer verirler. Çünkü âşıkların beslendikleri ilk kaynaklar yine içine doğdukları çekirdek aile ve onun kültürünün yaşadığı ağızdır. Dünyayı yöresinin ağzı ile tanımaya başlayan âşık, eserlerinde evrensele seslense de ait olduğu kimliğin, kültürün izlerini yansıtmaya, bununla da köklerine bağlılığını göstermeye çalışır. Yöresinin ağız özelliklerini eserlerinde gösteren âşıklardan biri de Davut Sularî’dir. Bu çalışmada, ağızların dil, kimlik, kültür açısından önemini göstermek amaçlanmıştır. Bu amaç için Alevi-Bektaşi inanç sistemine bağlı ve Erzincan ili ağızları ile eserler veren Âşık Davut Sularî’nin eserleri örneklem olarak kullanılmıştır.
Anahtar Kelimeler
Ağız, Kültür, Kimlik, Sularî, Âşık.
Dialect in the Context of the Relationship Between Culture and Identity Erzincan Dialect in the Language of Âşık Davut Sularî
Öz
The language that human beings acquire, starting from the family they are born into, constitutes their mother tongue. This first mother tongue acquired is mostly based on the dialect characteristics of the region. Fort his reason, language acquisition beings with the spoken language, where dialect characteristics predominate. The language acquisition process, which begins with the dominance of dialect characteristics, evolves towards the standard language in almost all members of the society over time, with the effect of communication tools, especially education and training, and the increase in the number of people using the standard language. Even though the features of the standard language are acquired, learned and used to a greater extent at the and of the process, the traces and influence of the dialects, which are the first core of the mother tongue, cannot be erased from people’s memories. The main reason why dialects have a permanent place in memory is that dialects are the first forms that individuals acquire as spoken languages, which are one of the first tools for their identity acquisition and acculturation, along with language acquisition. For this reason, when people express their cultural identities, especially to their fellow countrymen, they often resort to dialect characteristics and local words, idioms and proverbs. Bards, who are among the people who use the dialect characteristics of their regions in the best and most effective way, also include dialect characteristics in their works. Because the primary sources from which aşıks are nourished are the nuclear family they were born into and the mouth in which their culture lives. The bard who begins to know the world through the dialect of his / her region, address the universal in his / her works, but also tries to reflect the traces of the identity and culture to which he / she belongs, and thus to show his / her loyalty to his / her roots. One of the bards who reflects the dialect characteristics of his region in his works is Davut Sularî. This article aims to show the importance of dialects in terms of language, identy and culture. Fort this purpose, the Works of Âşık Davut Sularî, who adhered to the Alevi-Bektashi belief sytem and produced works in the dialects of Erzincan province, were used as samples.
Anahtar Kelimeler
Dialect, Culture, İdentity, Sularî, Minstrel.