Abdülhak Hâmid Tarhan’ın 1885 yılında ölen eşi Fatma Hanım’a yazdığı Makber, “mersiye” niteliğinde bir eserdir. “Birkaç Perişan Söz” başlıklı mukaddimesi ile birlikte Batılı anlamdaki ilk edebî eserlerin verildiği Tanzimat Dönemi’ne biçim, içerik ve duyuş tarzı açısından önemli yenilikler getirir. M. Orhan Okay, Hâmid’in Makber ile birlikte Divan şiirinin alışılmış muhteva ve şekil kalıplarının dışına çıktığını vurgular. Eserin 294 kıta, 2352 mısradan oluşan yapısıyla “tam bir poem karakteri” taşıdığını ve klasik mersiyeler arasında bu hacimde bir manzume bulunmadığını ifade eder. Ayrıca eserin nazım şekli de ilk defa Abdülhak Hâmid Tarhan tarafından kullanılmıştır (2003: 427). Makber’i döneminde ayrıcalıklı bir konuma taşıyan niteliklerinden biri de muhtevası ve şairinin duyuş tarzı ile ölüm olgusuna yaklaşımıdır. Hâmid, eski mersiyelerde görülmeyen bir duyuşla ölüm etrafında gelişen “metafizik ve mistik fikirler, isyan, tereddüt, şüphe, tövbe ve iman gibi duygu ve düşünceler” ile Makber’i çağının şiir anlayışının ötesine taşır. (Okay, 2003: 427). Tanzimat Dönemi’nin ilk neslini temsil eden İbrahim Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal’in din, ahlak, gelenek, toplum, siyaset ve hamaset merkezinde kaleme aldıkları eserlere karşılık Hâmid, Makber ile Türk edebiyatına soyut meseleleri, ferdin iç dünyasını ve yeni bir duyuş tarzını kazandırır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Edebi Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Kitap İncelemesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 26 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 6 Sayı: 1 |