Bu makale, Henri Lefebvre’in mekânsal üretim kuramında yer alan üçlü modeli olan mekânsal pratik, mekân temsilleri ve temsili mekânları Orhan Veli’nin İstanbul’u Dinliyorum ve Louis MacNeice’in London Rain (Londra Yağmuru) şiirlerindeki kentsel çevrenin duyusal ve kültürel boyutlarını incelemek amacıyla kuramsal bir temel olarak benimser. Şehirlerin sabit ya da yalnızca fiziksel yapılar değil, sosyal olarak üretilen mekânlar olduğu anlayışı doğrultusunda, çalışma bu şiirlerin bireysel algılar aracılığıyla kentsel özneyi nasıl ifade ettiğine odaklanır. Veli’nin işitsel yoğunluğu, gündelik yaşamın ve ortak hafızanın belirlediği çok katmanlı bir İstanbul sunarken, bu yaklaşım modernleşme politikalarının tekdüze anlatılarına karşı bir alternatif üretir. Öte yandan MacNeice’in dokunsal ve görsel betimleri, savaş öncesi Londra’yı kopukluk ve içe kapanışla karakterize eder, şiirsel mekânı siyasi belirsizliklerin içinde yeniden kurar. Her iki şiir de duyusal algıyı merkeze alarak kentsel deneyimi hem maddi hem de simgesel yönleriyle işler. Karşılaştırmalı yaklaşım, İstanbul ve Londra’nın kültürel bağlamlarına dikkat çekerken, modernist şiirde mekânın üretimine ilişkin ortak temaları da tartışmaya açar. Yirminci yüzyıl ortalarında yazılan söz konusu şiirler yalnızca edebi metinler olarak değil, aynı zamanda yaşanmış deneyimler aracılığıyla kentsel anlamı biçimlendiren mekânsal pratikler olarak değerlendirilebilir.
Henri Lefebvre Louis MacNeice Orhan Veli Poetika Duyusal Algı Mekânsal Kuram
None/ Yoktur
This paper applies Henri Lefebvre’s triadic theory of spatial production, which consists of spatial practice, representations of space, and representational spaces, as a conceptual framework to examine how urban environments are constructed through sensory and cultural dimensions in Orhan Veli’s İstanbul’u Dinliyorum (I’m Listening to Istanbul) and Louis MacNeice’s London Rain. By interpreting cities as socially produced rather than fixed or purely physical entities, the study focuses on how these poems articulate urban subjectivity through embodied perception. Veli’s auditory emphasis evokes a multilayered Istanbul shaped by everyday life and communal rhythms that stand in contrast to state-centered modernization discourses. In comparison, MacNeice’s tactile and visual descriptions portray London as a space marked by disconnection and emotional distance during a time of political uncertainty. Both poems construct spatial meaning via sensory engagement, emphasizing the relationship between perception and the material as well as symbolic character of the city. Through a comparative perspective, the analysis draws attention to the specific cultural contexts of Istanbul and London while situating both within the broader field of modernist urban poetics. The poems, written in the mid-twentieth century are discussed not only as literary artefacts, but also as spatial practices that contribute to the ongoing production of urban meaning through lived experience.
Henri Lefebvre Louis MacNeice Orhan Veli Poetics Sensory Perception Spatial Theory
None/Yoktur
None/ Yoktur
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | İngiliz ve İrlanda Dili, Edebiyatı ve Kültürü, Türk Dili ve Edebiyatı (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | None/ Yoktur |
| Gönderilme Tarihi | 5 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 46 |