The term uncanny refers to something unfamiliar, unhomely, or foreign, describing ambiguous, unreliable, and eerie situations. Until modern times, the uncanny was explained through external mythological forces like gods, monsters, spirits, and demons. However, with the rise of psychoanalysis in the 19th century, it was redefined as an element of the unconscious mind, reflecting inner dynamics. As an aesthetic phenomenon, the uncanny is closely tied to culture, making it a key concept in psychology, sociology, and the arts. This connection turns it into a powerful artistic motif, as art embodies both the conscious and the unconscious. While the uncanny appears in daily life, it is more intensely experienced in art. Today, with technologies like genetics, virtual reality, and AI reshaping reality, the uncanny acts as a warning symptom. Contemporary sculptors enhance visual expression through visual rhetoric alongside new materials and techniques. The aim of the research is to determine the function and effect of rhetoric in the transmission of the uncanny. The first section explains rhetorical and visual rhetoric figures, the second examines the uncanny and its triggers, and the final section analyzes how contemporary sculpture conveys the uncanny through rhetorical methods.
Tekinsiz, tanıdık olmayan, eve ait olmayan, yabancı anlamına gelen bir terim olarak, belirsiz, güvenilmez, yer yer ürkütücü durumları tanımlamak için kullanılır. Modern çağa kadar tekinsizlik, kişiye dışarıdan müdahale eden mitolojik (tanrılar, canavarlar, ruhlar, şeytanlar, periler gibi) varlıklarla açıklanmıştır. Ancak 19. yüzyılda psikanalizin gelişimiyle bilinçdışına yani bizzat kişinin içsel dinamiklerine ait bir unsur olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Estetik temelde değerlendirilmesi gereken bir durum olarak görülen tekinsiz kültürle doğrudan bağlantılıdır. Bu sebeple hem psikoloji ve sosyoloji hem de kültür ve estetiğe içkin olan sanatın temel kavramlarından biridir. Bu doğal ilişki tekinsizi, sanatçının anlatım repertuarındaki en etkili motiflerden biri haline getirir. Çünkü sanat bilincin olduğu kadar bilinçdışının da somutlaşmış göstergesidir. Gündelik yaşamda gerçekleşen tekinsiz etki sanat yapıtlarında çok daha yoğun deneyimlenir. Çağımızda genetik, sanal gerçeklik ve yapay zekâ gibi yeni teknolojiler sonucu değişen gerçek ile hakikat ilişkisinde tekinsiz, uyarıcı bir semptom işlevi kazanmıştır. Tekinsizin aktarımında, çağdaş heykel sanatçılarının görsel anlatımı güçlendirmede yeni teknik ve malzemelere ek olarak kullandığı yöntemlerden biri de görsel retoriktir. Araştırmanın amacı tekinsizin aktarımında retoriğin işlevini ve etkisini saptamaktır. Çalışmanın ilk bölümünde retorik ve görsel retoriğin figürleri açıklanmış, ikinci bölümde tekinsiz kavramı ve tetikleyici mekanizmaları incelenmiş, son bölümde ise çağdaş heykel sanatı örnekleri üzerinden tekinsizin retorik metoduyla aktarımı anlatılmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Heykel |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 19 |