NVivo Destekli Analizle Jeopolitik Fay Hattı Olarak Hint-Pasifik: Hindistan ve Bölgesel Güvenlik Dinamikleri
Öz
Bu makale, Hint-Pasifik’i coğrafi sınırları sabit ve tekil bir güvenlik mimarisi tarafından yönetilen bir bölge olarak ele alan hâkim yaklaşımları eleştirel biçimde yeniden değerlendirmektedir. Eleştirel jeopolitik yaklaşım ve NVivo destekli nitel içerik analizinden yararlanan çalışma, bölgenin önceden belirlenmiş sınırlarla değil; devletlerin rekabet eden söylemleri, stratejik pratikleri ve güç projeksiyonları aracılığıyla sürekli yeniden üretildiğini savunmaktadır. Bulgular, Hint-Pasifik’in yalnızca Doğu-Batı rekabeti veya askerî güç mücadelesiyle açıklanamayacağını; çok yönlü stratejik etkileşimler, esnek hizalanmalar ve değişen jeopolitik tahayyüller aracılığıyla şekillendiğini göstermektedir. Bu çerçevede çalışma, Hindistan’ı analitik merkeze yerleştirmektedir. Hindistan’ın stratejik özerklik anlayışı, çoklu hizalanma politikası ve normatif Hint-Pasifik vizyonu; onu Batı’nın ittifak merkezli yaklaşımından, Çin’in revizyonist yayılmacılığından ve Rusya’nın Avrasyacı yöneliminden ayırmaktadır. Hindistan, dengeleme stratejileri, güvenlik ortaklıkları ve medeniyet temelli diplomasisiyle yükselen çok kutuplu bölgesel düzenin şekillenmesinde belirleyici bir jeopolitik aktör olarak öne çıkmaktadır. Sonuç olarak çalışma, Hint-Pasifik’in bölgesel aktörlerin güvenlik algıları, kurumsal tercihleri ve mekânsal pratikleriyle sürekli yeniden üretilen dinamik bir jeopolitik fay hattı olduğunu ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler
Hint-Pasifik, Jeopolitik Fay Hattı, Minilateral Güvenlik, QUAD, AUKUS
The Indo-Pacific as a Geopolitical Fault Line through NVivo-Assisted Analysis: India and Regional Security Dynamics
Öz
This article critically reinterprets the Indo-Pacific by challenging conventional approaches that portray it as a geographically fixed region governed by a singular security architecture. Drawing on critical geopolitics and NVivo-assisted qualitative content analysis, it argues that the Indo-Pacific is continuously reconstructed through competing state discourses, strategic practices and power projections rather than predetermined territorial boundaries. Within this dynamic order, India occupies a central analytical position. Its strategic autonomy, multi-alignment strategy and normative Indo-Pacific vision distinguish it from Western alliance-based approaches, China’s revisionist expansionism and Russia’s Eurasian orientation. Rather than acting as a secondary regional actor, India emerges as a pivotal geopolitical agent influencing the region’s evolving multipolar order through balancing strategies, security partnerships and civilizational diplomacy. The study concludes that the Indo-Pacific should be understood as a geopolitical fault line continuously produced through the security perceptions, institutional choices and spatial practices of regional actors, with India playing a decisive role in shaping its transformation.
Anahtar Kelimeler
Indo-Pacific, Geopolitical Fault Line, Minilateral Security, QUAD, AUKUS