Bu çalışma, insan kaynakları yönetimi (İKY) literatüründeki ağırlıklı olarak mikro düzey çalışan çıktılarının incelenmesine dayanan geleneksel yaklaşımı aşarak, İKY uygulamalarının aile refahı ve toplumsal kalkınma üzerindeki çok düzeyli ve dinamik etkilerini açıklayan özgün bir kuramsal model önermektedir: Dönüşümsel İKAile RefahıSosyal Sermaye (DİKS) Modeli. Model, aile dostu İKY uygulamalarının ‘esnek çalışma, bakım destekleri, finansal yan haklar gibi’ çalışanların zaman, enerji ve ekonomik kaynaklarını genişleterek bireysel ve ailesel refah düzeyini yükselttiğini; bu iyileşmenin hane halkı dayanıklılığını güçlendirdiğini; yükselen dayanıklılığın ise güven, karşılıklılık ve sivil katılım mekanizmaları yoluyla toplumsal sosyal sermayeye dönüştüğünü ileri sürmektedir. Hobfoll’un Kaynak Koruma (COR) Teorisi, Putnam’ın Sosyal Sermaye Teorisi ve Amartya Sen’in Kabiliyet Yaklaşımı’nın bütünleşik bir sentezi üzerine inşa edilen DİKS Modeli, İKY’nin örgüt sınırlarını aşan etkilerini kavramsal olarak sistematikleştirerek, onu yalnızca performans artırıcı bir yönetim aracı olmaktan çıkarıp toplumsal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel girdilerinden biri olarak yeniden konumlandırmaktadır. Çalışmada önerilen dönüşüm döngüsü ‘İKY Sosyal Girdisi→Bireysel Aile Refahı→Hane Halkı Dayanıklılığı→Toplumsal Sosyal Sermaye→Sürdürülebilir Kalkınma’ İKY politikalarının Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle, özellikle SKH 5 (Cinsiyet Eşitliği) ve SKH 10 (Eşitsizliklerin Azaltılması) ile yüksek düzeyde uyumlu olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda çalışmanın özgün değeri, İKY literatüründe ilk kez örgütsel politika setlerini aile refahı ve sosyal sermaye aracılığıyla makro düzey toplumsal kalkınma ile nedensel ve bütünleşik bir kuramsal yapı içinde ilişkilendirerek, alanın kavramsal sınırlarını genişletmesinde yatmaktadır. Bu kapsamlı model, ileride yapılacak ampirik çalışmalara test edilebilir hipotezler sunmakta ve İKY’nin ulusal kalkınma stratejilerinde yalnızca ekonomik bir araç değil, aynı zamanda kritik bir sosyal politika aktörü olarak konumlandırılması gerektiğine işaret etmektedir.
Aile Refahı İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) Sosyal Sermaye Hane Halkı Dayanıklılığı Sürdürülebilir Kalkınma
Bu çalışma; anket, mülakat, odak grup görüşmesi, deney, gözlem veya kişisel veri içeren herhangi bir veri toplama sürecini kapsamamaktadır. Çalışma tamamen ikincil veri kaynakları, doküman incelemesi ve/veya kavramsal-kuramsal analizlere dayanmaktadır. Bu nedenle etik kurul onayı gerektirmemektedir. Araştırma sürecinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi ile ilgili ulusal ve uluslararası akademik etik ilkelere uygun hareket edilmiştir.
Bu çalışmada herhangi bir resmi, ticari ya da kar amacı gütmeyen organizasyondan fon desteği alınmamıştır.
This study advances a theoretical framework that moves beyond the predominantly micro-level focus of traditional human resource management (HRM) research to illuminate the multi-level and dynamic effects of HRM practices on family well-being and societal development. It proposes an original conceptual model the Transformational HRFamily Well-BeingSocial Capital (THRS) Model which argues that family-supportive HRM practices such as flexible work arrangements, caregiving supports, and financial benefits broaden employees’ temporal, emotional, and economic resource sets, thereby enhancing individual and familial well-being. This improvement strengthens household resilience, which, in turn, translates into higher levels of societal social capital through mechanisms of trust, reciprocity, and civic participation. Built upon the integrated synthesis of Hobfoll’s Conservation of Resources (COR) Theory, Putnam’s Social Capital Theory, and Amartya Sen’s Capability Approach, the DİKS Model systematically conceptualizes the extra-organizational impacts of HRM and repositions HRM not merely as a performance-enhancing managerial instrument but as one of the foundational inputs of social welfare and sustainable development. The proposed transformation cycle HRM Social Input→Individual Family Well-Being→Household Resilience→Societal Social Capital→Sustainable Development demonstrates that HRM policies align strongly with the United Nations Sustainable Development Goals, particularly SDG 5 (Gender Equality) and SDG 10 (Reduced Inequalities).
The original contribution of this study lies in its ability to, for the first time within the HRM literature, causally and integratively link organizational policy bundles to macro-level societal development through the mediating mechanisms of family well-being and social capital, thereby expanding the conceptual boundaries of the field. The model offers testable propositions for future empirical research and underscores the need to conceptualize HRM not merely as an economic tool but as a critical social policy actor within national development strategies.
Family Well-Being Human Resource Management (HRM) Social Capital Household Resilience Sustainable Development
This study does not involve surveys, interviews, focus groups, experiments, observations, or any data collection process including human participants or personal data. The research is based solely on secondary data sources, document analysis, and/or conceptual and theoretical evaluation. Therefore, ethics committee approval is not required. The study was conducted in accordance with the Scientific Research and Publication Ethics Directive of the Council of Higher Education of Türkiye (YÖK) and relevant national and international ethical standards
Any specific grant has not been received from funding agencies in the public, commercial, or not-for-profit sectors.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Aile Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 16 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 3 Sayı: 2 |