Dünya tarihini de bir bakıma şekillendiren küresel göç, tarihin her döneminde önemli bir toplumsal olgu olarak karşımıza çıkmıştır. Küresel göçün pek çok sebebi olmakla birlikte, emperyalist politikalar ve bu politikaların sonuçları da küresel göçü yoğun bir şekilde etkilemiştir. Emperyalizmin küresel göç ile olan bu ilişkisini daha iyi anlamak için teorik ve tarihsel bir analiz yapmak gerekmektedir. Bu çalışma da emperyalizm ve küresel göç arasındaki karmaşık ilişkiyi derin bir tarihsel ve teorik çerçevede ele alarak analiz etmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda, Klasik Emperyalizm iş gücünün ve doğal kaynakların askeri müdahaleler, sömürgeleştirme ve toprak işgalleri yoluyla sömürülmesi anlamına gelmektedir. Yeni emperyalizm ise, ekonomik, siyasi ve kültürel hegemonya kurma yoluyla, daha karmaşık, geniş kapsamlı ve örtülü bir sömürü biçimi olarak ortaya çıkmıştır. Bu kavramlar, küresel göçün sadece bireysel tercihlerle değil, aynı zamanda emperyalist politikaların yarattığı yapısal ve sistemsel eşitsizlikler ile de şekillendiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, küresel göç ve emperyalizm, karşılıklı olarak birbirini besleyen bir kısır döngü yaratmıştır. Bu döngüyü kırabilmek için ise emperyalist politikaların eleştirel bir bakış açısı ile yeniden değerlendirilmesi ve uluslararası ilişkilerin daha adil ve eşitlikçi bir temelde sürdürülmesi gerekmektedir.
emperyalizm küresel göç eşitsiz gelişme emperyalizm teorileri göç teorileri
Global migration has emerged as a significant social phenomenon in every era of history and shaped the world through history. While there are numerous reasons for global migration, imperialist policies and their consequences have profoundly influenced migration patterns. A theoretical and historical analysis is essential to better understand the relationship between imperialism and global migration. Thus, this study aims to analyze the complex relationship between imperialism and global migration within a deep historical and theoretical framework. In this context, Classical Imperialism refers to the exploitation of labor and natural resources through military interventions, colonization, and territorial occupations. On the other hand, New Imperialism has emerged as a more complex, extensive, and covert form of exploitation that established through economic, political, and cultural hegemony. These two concepts revealed that global migration is shaped not only by the individual choices but also by the structural and systemic inequalities created with imperialist policies. In conclusion, global migration and imperialism have created a mutually reinforcing cycle. And, breaking this cycle requires critically reconsidering the imperialist policies and implementation of international relations on a more just and equitable foundations.
imperialism global migration unequal development theories of imperialism theories of migration
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Küreselleşme, Uluslararası Göç, Uluslararası İlişkiler Kuramları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 2 |