Hızlı ekonomik büyüme ve iş genişlemesinden kaynaklanan gelişen nüfus, sera gazı emisyonlarında artışa yol açmıştır. Artan emisyon seviyeleri, iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi birçok çevresel sorunla bağlantılıdır ve bu durum halk sağlığı ve güvenliği için büyük tehditler oluşturmaktadır. Sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik politikalar geliştirmek, bu emisyonları etkileyen faktörlerin belirlenmesine ve incelenmesine dayanır. Bu amaçla, bu çalışma Türkiye’de 1990-2021 yılları arasında kişi başına düşen GSYH, yenilenebilir enerji kullanımı, nüfus büyüklüğü, sanayileşme ve yabancı yatırımların sera gazı emisyonları üzerindeki etkisini zaman serisi verileri kullanarak incelemektedir. Çalışmada Dinamik En Küçük Kareler (DOLS) yöntemi, Johansen eşbütünleşme testi ve Otoregresif Dağıtılmış Gecikmeli (ARDL) model gibi birden fazla ekonometrik yöntem uygulanmıştır. Ayrıca, sonuçların güvenilirliğini artırmak ve karşılaştırmalı bir değerlendirme sunmak için Tam Değiştirilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) ve Kanonik Eşbütünleşme Regresyonu (CCR) yöntemleriyle tahminler yapılmıştır. Bulgulara göre, sera gazı emisyonları kişi başına düşen gelir seviyeleri, demografik büyüme ve sanayi süreçleri gibi faktörler tarafından yönlendirilirken, yenilenebilir enerjiye geçiş emisyonların azalmasında önemli bir rol oynamaktadır. Elde edilen sonuçlar FMOLS ve CCR yöntemleriyle yapılan sağlamlık testleriyle doğrulanmıştır. Bu çalışma, yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik etmek, yeşil dönüşüm projelerini desteklemek ve enerji verimliliği uygulamaları ile karbon yakalama teknolojilerinin kullanımını artırmak suretiyle karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik stratejiler sunmaktadır.
: Sera Gazı Emisyonu Kişi Başına GSYİH Yenilenebilir Enerji Endüstrileşme
Rapid financialboom and a developingpopulace, stemming from business expansion, have induced an uptick in greenhouse fueloline emissions. Increasing stages of emissions are related to numerous environmental problems, inclusive ofweatherextrade and worldwide warming, which pose full-size threats to public fitness and safety. Creating guidelines to lower greenhouse fueloline emissions relies upon on spotting and inspecting the elements that affectthose emissions. To reap this, this studies investigates how in keeping with capita GDP, renewable electricity use, populace size, industrialization, and overseas investments affect greenhouse fueloline emissions in Turkey from 1990 to 2021 the use of time collection data. The examineappliedmore than onestrategies for econometric examination, inclusive of the DOLS method, the Johansen cointegration test, and the Autoregressive Distributed Lag model. Furthermore, to reinforce the reliability and help a comparative overview of the results, estimates the use of the FMOLS and the Canonical Cointegration Regression had beenadditionally determined. According to the findings, greenhouse fueloline emissions are pushedvia way of means ofelementsinclusive ofman or womanprofitsstages, demographic boom, and business processes, while a shift closer to renewable electricityperforms a functionof their reduction. The conclusions reached had beentestedvia robustness examsthe use of FMOLS and CCR strategies. This examineaffordsstrategies for decreasing the carbon footprint via way of means ofselling investments in renewable electricity, backing inexperienced transformation projects, and making use ofelectricityperformancetasksalong side carbon seize technologies.
Greenhouse Gas Emissions GDP Per Capita Renewable Energy Industrialization
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Ekonometrik ve İstatistiksel Yöntemler |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 3 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 9 Sayı: 1-2 |