Bu makale, Hindistan ve Pakistan arasındaki Keşmir sorununu, uluslararası hukukun iki temel ilkesi olan self-determinasyon (halkların kendi kaderini tayin etme hakkı) ile devletlerin toprak bütünlüğü prensibi çerçevesinde ele almaktadır. Keşmir üzerindeki egemenlik mücadelesi, bu ilkeler arasında doğan normatif gerilimlerle daha da karmaşık hale gelmiştir. BM Güvenlik Konseyi’nin 1948 tarihli 47 sayılı kararıyla öngörülen plebisit, yapısal güvensizlik ve uluslararası çıkar dengeleri nedeniyle uygulanamamıştır. Hindistan’ın 2019’da 370. maddeyi yürürlükten kaldırması ve 2025’teki Pahalgam saldırısı, sorunu güvenlik, terörizm ve güç kullanımı boyutlarıyla da gündeme taşımıştır. Çalışma, Keşmir meselesini egemenlik, self-determinasyon, insan hakları ve BM sistemi bağlamında değerlendirerek bu ilkelerin meşruiyetini ve uygulanabilirliğini sorgulamaktadır. Son bölümde, çok boyutlu ve hak temelli çözüm önerileri sunulmaktadır.
Keşmir Self-Determinasyon Toprak Bütünlüğü Egemenlik Uluslararası Hukuk.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kamu Hukuku (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 26 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 52 |
Makaleler Biçim Rehberine ve Yasama Dergisi'nin yazım kurallarına uygun değilse hakem ataması yapılmaksızın yazara düzeltmeleri yapması için geri gönderilir.