Sağlık alanındaki gelişmelere ve bilgiye ulaşımın kolaylaşmasına rağmen ailelerin halen yenidoğanın bakımında geleneksel uygulamaları sürdürdükleri bilinmektedir. Bu uygulamalardan sıklıkla kullanılanlardan biri de bebeğin tuzlu suyla yıkanması/ ovalanmasıdır. Bazı aileler bebeğin ter kokmasını önleyecek bir uygulama olarak banyo suyuna tuz katmaktadır. Bu uygulama ile tuza bağlı bebeğin cildinin tahriş olması, yanması gibi sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Tuzlu suyla yıkama sonrası gelişen cilt bütünlüğünde bozulma durumunun önlenmesi ya da artmadan müdahale edilmesi önemlidir. Yenidoğan hemşiresi hemşirelik bakımı kapsamında bebeğin cilt bakımının uygun ve doğru şekilde sürdürülmesini sağlamak için öncelikle ailelere gerekli bilgiyi aktarmalıdır. Bununla birlikte bir cilt tahrişi gözlenmişse cildin bütünlüğünün iyileştirilmesi için gerekli uygulamaları planlanmalıdır. Bu olgu sunumunda bilgilerine yer verilen yenidoğanın ebeveyninden gerekli izinler alındı. Postnatal 9 günlük A. bebek, ailesi tarafından batın bölgesinde kızarıklık şikayeti ile çocuk acil ünitesine getirilmiştir. Yapılan fiziksel değerlendirme ve tanı testleri sonucunda; batında yanık, cilt enfeksiyonu ön tanısı ile yenidoğan yoğun bakım ünitesine kabul edildi. Alınan ayrıntılı anamnezinde ise hastaneye başvurudan 2 gün önce bebeğin banyosuna tuz katıldığı bilgisine ulaşıldı. A. Bebek için hemşirelik bakımı Roper, Logan ve Thierney'in hemşirelik modeli doğrultusunda planlandı. Mevcut veriler doğrultusunda A. Bebeğin hemşirelik bakımında; deri bütünlüğünde bozulma, enfeksiyon riski, ağrı, bilgi eksikliği ve anksiyete tanılarına yer verildi. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bakım ve tedavisi tamamlanan bebek, batın bölgesindeki açık yaralar iyileştikten sonra taburcu edildi.
olgu çalışmasına başlanmadan önce aile bilgilendirilmiş olunup sözle onam alınmıştır. Makale 3 yazar tarafından okundu ve onayladı.
Yoktur
Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışan tüm hemşire ekibime bakıma verdikleri katkılar nedeniyle teşekkür ederiz.
Despite advances in healthcare and improved access to information, it is well documented that some families continue to practice traditional newborn care methods. One commonly observed practice is bathing or rubbing newborns with salt water. Some families believe that adding salt to bathwater prevents body odor in infants; however, this practice may lead to adverse outcomes such as skin irritation, burns, and impairment of skin integrity.Preventing skin damage caused by salt water or intervening at an early stage is critical for newborn health. Within the scope of nursing care, neonatal nurses have a key responsibility in educating families and ensuring that appropriate skin care practices are maintained. When skin irritation is observed, nurses should plan and implement suitable treatment and care interventions.In this case report, informed consent was obtained from the newborn’s parents. A nine-day-old postnatal infant (Baby A) was brought to the pediatric emergency unit by the family with complaints of redness in the abdominal region. Following physical examination and diagnostic evaluations, the infant was admitted to the neonatal intensive care unit (NICU) with a preliminary diagnosis of abdominal burn and skin infection. A detailed medical history revealed that salt had been added to the infant’s bathwater two days prior to hospital admission.Nursing care for Baby A was planned in accordance with the Roper, Logan, and Tierney Nursing Model. Based on the clinical assessment, the following nursing diagnoses were identified: impaired skin integrity, risk of infection, pain, knowledge deficit, and anxiety. After completion of treatment and nursing care in the NICU, and following complete healing of the open wounds in the abdominal area, the infant was discharged.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Yoğun Bakım Hemşireliği |
| Bölüm | Olgu Sunumu |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 29 Sayı: 3 |
Bu derginin içeriği Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı kapsamında lisanslanmıştır.