Bilgi toplumuna geçiş sürecinde, en değerli varlık haline gelen bilgi, veriden oluşturulmaktadır. Veri ise, bilgi ve iletişim teknolojilerinde yer alan cihazlarda, yazılımlar vasıtası ile üretilen bir değerdir. Günümüzde, veri üreten cihazların sayısı 187 milyara ulaşmış olup, 2020 yılında üretilen verinin 44 zetabyte olacağı tahmin edilmektedir (“Digital Universe”, 2012). Bu verilerin % 37’den fazlasının faydalı veri olarak karar süreçlerine katkı sağlayacağı ve bu birikimin yine yazılımlar vasıtası ile analiz edileceği düşünülürse, masaüstü bilgisayardan internet ortamına, üretim sistemlerinden, kritik altyapılara ve makinalar arası iletişime kadar birçok alanda yazılım geliştirmenin ne kadar önemli bir konuma kavuştuğu daha iyi görülmektedir. Geniş çerçevede geliştirilen yazılımlar; güvenlik, standartlara uyum, yeniden kullanılabilirlik, birlikte çalışabilirlik, güncel teknolojinin takibi, entegrasyon, bilgi toplumu sürecindeki temel ulusal mevzuatlara uyum, platform bağımsızlığı, bilgi güvenliği gibi birçok gereksinimi de beraberinde getirmektedir. Bu gereksinimlerin geliştirme sürecine olan yükünü en aza indirebilmek, zaman ve işgücü tasarrufu sağlayabilmek için, özel sektör tarafından uygulanan yazılım çerçevesi yaklaşımı, yakın dönemde bilgi toplumu ve e-Devlet hedefleri doğrultusunda kamu kurumları için devletler tarafından da ele alınmış ve önemli kazanımlar ölçümlenmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı, e-Devlet yazılım çerçevesinin uygulanmasından kaynaklanacak fırsatlardan ve başarılı ülke örneklerinden yola çıkılarak, kamu kurumları için bu tür bir ulusal uygulamanın getireceği kazanımları ele almak ve bu yaklaşımı uygulayabilmek için bir geçiş modeli önerisi ortaya koymaktır.
Bilgi toplumu Verimli yazılım geliştirme Ulusal yazılım çerçevesi e-Devlet
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 1 Temmuz 2015 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2015 Cilt: 1 Sayı: 1 |