Âşık Paşa, Osmanlı’nın kuruluş yılları olan 13.-14. yüzyıllarda Anadolu coğrafyasında yaşamış, yazmış olduğu eserlerle tasavvuf literatürüne ve kültürel kimlik inşasına katkı sunmuş, mümtaz şahsiyetlerdendir. Çalışma tarihsel bir kişilik olarak Âşık Paşa’dan bahsederken aynı zamanda onun temel eseri Garibnâme çerçevesinde tasavvufi düşünceye sunduğu katkıları da ele alacaktır. Âşık Paşa’nın halkın anlayabileceği sade bir dille yazmış olduğu Garibnâme adlı eseri tasavvufi düşüncenin geniş kitlelere ulaşmasına olanak sağlamakla beraber Türk-İslam sentezinin somutlaşmasına da katkı sunmuştur. Türkçeyi tasavvufun taşıyıcısı bir dil olarak kullanıp onu tasavvufun anlam dünyasıyla buluşturarak dil ve inanç ekseninde önemli bir iz bırakması Âşık Paşa’nın Türk Tasavvuf Edebiyatı’nda kültürel bir öncü olarak değerlendirilmesini de olanaklı kılmaktadır. Araştırmada Âşık Paşa’nın tasavvufi temaları ve kavramları nasıl ele aldığı analiz edilip tasavvufî anlayışı çözümlenecektir. Böylece araştırma Âşık Paşa’nın Anadolu’da tasavvuf düşüncesinin öncü isimlerinden birisi olarak kabul edilmesinin arkasındaki tarihsel ve fikri zemini anlamak açısından önemli bir imkân sunacaktır. Garibnâme Türkçenin garip bırakıldığı bir dönemde ortaya koyduğu güçlü ve etkili duruşuyla Türkçeye can suyu olmuş müstesna metinlerden birisidir. Bu yönüyle o, Türkçe’nin İslâm’ın manevî boyutu olarak kabul edilen tasavvufun ince meselelerini taşıyabilen, yüksek tefekkürlerini kuşatabilen ve bunları aktarabilen bir dil olma konumunu sağlamlaştırmıştır. Yüksek hakikatlerin şiir formuyla halkla buluştuğu bu eser siyasal faaliyetlerin krizi beslediği bir zamanda manevî vatanı koruyan bir işleve sahip olmuştur. İnsanların ihtiyaç duyduğu irşat edici izahlar, nasihat edici yol göstermeler Garibnâme’de ölçülü ve dengeli bir şekilde yer bulmuştur. Halkın kendi dilinden ve kültüründen beslenip aşkla mayalanan bu eser tasavvufi hakikatlerin öğrenilmesine uygun önemli kaynaklardan birisi olmuştur. Bu nedenle araştırma bir taraftan Anadolu mayasına katkı sunan kilit isimlerden biri olan Âşık Paşanın tarihsel kimliği üzerine odaklanırken diğer taraftan Garibnâme adlı eserinde yoğunlukla yer verdiği tasavvufî kavram ve konuları işleyiş biçimini incelemeyi amaçlamaktadır. Kendisine benzer eserler arasında müstakil yerini almış bulunan Garibnâme Türkçe’nin nesir sahasında olduğu gibi nazım sahasında da tasavvufi hakikatleri hem tezyin eden hem de ifade edebilen bir dil olduğunu ispat etmiştir. Garibnâme toplumun kriz, bunalım ve yeni imkânların iç içe geçip farklı tesirler altında kaldığı bir dönemde, Anadolu’da tasavvuf düşüncesini önceleyen bir metin olarak müstesna bir konuma sahiptir. Toplumun bütün kesimlerinin anlayabileceği didaktik bir dille yazılmış olan Garibnâme tasavvufi düşünce ve yaşamın yaygınlaşmasına hem teorik hem de pratik katkılar sunmuştur. Zira o tasavvufî hakikatlerin sade bir dille aktarılmasını mümkün kılan zengin ve derin bir içeriğe sahiptir. Buna ek olarak Garibnâme’nin dil ve inanç arasında kurduğu rafine irtibat Türkçenin manevî ve ahlâkî hakikatlerin taşıyıcısı bir dil olarak değerlendirilmesini de mümkün kılmaktadır. Başka bir deyişle Âşık Paşa ve eseri Garibnâme Anadolu topraklarının maddî-manevî vatan kılınmasını sağlayan epistemik, ontolojik ve ahlâkî inşânın zemininde yer almaktadırlar.
Tasavvuf Âşık Paşa Garibnâme Türkçe Tasavvuf Edebiyatı. 14. Yüzyıl
Yazar bu makalede araştırma ve yayın etiğine uyulduğunu beyan etmektedir.
Âşık Paşa was a distinguished figure who lived in Anatolia during the 13th and 14th centuries, the founding years of the Ottoman Empire, and contributed to Sufi literature and the construction of cultural identity through his writings. This study discusses Âşık Paşa as a historical figure while also examining his contributions to Sufi thought within the framework of his fundamental work, Garibnâme. Âşık Paşa’s work Garibnâme, written in a simple language that the people could understand, enabled Sufi thought to reach a wide audience and contributed to the concretization of the Turkish-Islamic synthesis. By using Turkish as a vehicle for Sufism and bringing it together with the world of Sufi meaning, Âşık Paşa left an important mark on language and belief, which makes it possible to evaluate him as a cultural pioneer in Turkish Sufi literature. The study will analyze how Âşık Paşa approaches Sufi themes and concepts and will examine his understanding of Sufism. Thus, the study will provide an important opportunity to understand the historical and intellectual background behind Âşık Paşa’s acceptance as one of the pioneers of Sufi thought in Anatolia. Garibnâme is one of the exceptional texts that breathed life into the Turkish language with its powerful and effective stance at a time when Turkish was neglected. In this respect, it has strengthened the position of Turkish as a language capable of conveying the subtle issues of Sufism, which is accepted as the spiritual dimension of Islam, and encompassing and transmitting its high contemplations. This work, in which high truths meet the people in poetic form, served to protect the spiritual homeland at a time when political activities were fueling crisis. The explanatory guidance and advice that people needed found their place in Garibnâme in a measured and balanced manner. This work, which draws on the language and culture of the people and is imbued with love, has become one of the most important sources for learning about Sufi truths. For this reason, the research focuses on the historical identity of Âşık Paşa, one of the key figures who contributed to Anatolian culture, while also examining the way he dealt with Sufi concepts and topics, which feature prominently in his work Garibnâme. Garibnâme, which has taken its place among similar works, has proven that Turkish is a language that can both embellish and express Sufi truths in both prose and poetry. Garibnâme occupies a unique position as a text that prioritizes Sufi thought in Anatolia during a period when crisis, turmoil, and new opportunities intertwined and were subject to different influences. Written in a didactic language that can be understood by all segments of society, Garibnâme has contributed both theoretically and practically to the spread of Sufi thought and life. For it has a rich and profound content that makes it possible to convey Sufi truths in simple language. In addition, the refined connection established by Garibnâme between language and faith makes it possible to evaluate Turkish as a language that conveys spiritual and moral truths. In other words, Âşık Paşa and his work Garibnâme are rooted in the epistemic, ontological, and moral construction that has made Anatolian lands a spiritual homeland.
Sufism Aşık Paşa Garibnâme 14th Century Turkish Literature Turkish Language
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Tasavvuf |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 2 |