Bu çalışmanın konusu, genel olarak Sadru’l-İslâm Dönemi’nde, özelde ise Memlükler Dönemi’nde, peygamber övgüsünü konu edinen Na’t şiirlerini ele almaktır. Ayrıca, Memlükler Dönemi’nde yaşamış, ilmî açıdan mümbit ve güvenilir kabul edilen, döneminin önde gelen isimlerinden Şehâbeddin Mahmûd el-Halebî ed-Dımaşkī’nin çok kısa yaşam öyküsü ve Hz. Peygamber (s.a.v.) için nazmettiği övgü şiirlerinden bazı örnekler içermektedir. Memlükler, 658/1260 yılında Müslümanlara zulmeden ve yaşam hakkı bile tanımayan Moğollar karşısında hem İslâm tarihi hem de insanlık tarihinde büyük önem arz eden Aynicâlût Savaşı’nda kazandıkları parlak zaferle, İslâm tarihinde önemli bir yer edinmiş Müslüman Türk devletlerinden biridir. İki yüz altmış yedi yıl Mısır, Suriye ve Hicaz bölgelerinde hüküm sürmüştür. Memlükler’in hüküm sürdüğü dönemde siyasî, askerî ilmî ve kültürel alanda birçok başarılar ve kazanımlar elde etmişlerdir. Kazandıkları başarıların izleri Orta Çağ’a damgasını vurmuş, kazandıkları ilmî ve kültürel izlerin etkisi hâlâ günümüzde de kendini göstermektedir. Memlükler’in Moğolları yenilgiye uğratmasından sonra, değişik coğrafyalarda yaşayan bilim insanları, en güvenli liman olarak kabul ettikleri Memlük Devleti'ne göç etmişlerdir. Bu bölgeye göç eden bilim insanları, Memlük Devleti'ndeki ilmî hayata büyük bir canlılık ve ilmî yönden ivme kazandırmıştır. Özellikle dinî ilimlerde, İslâm tarihinin en zengin bilimsel mahsullerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu dönemde yaşayan bilim insanlarının yöneticiler tarafından da desteklenmesi ve kendilerine özerklik sağlanması sebebiyle, bilimsel faaliyetler zirve yapmış; bugünün tabiriyle ansiklopedik denilebilecek türden, geniş hacimli ve içerikli eserler ile sözlükler diğer toplumları ve ülkeleri etkilemiştir. Yine bu dönemde şerh ve haşiyeler artarken, hadis alanında yapılan çalışmalar yaygınlık kazanmış; tasavvufî hareketler çoğalmış, mezhebî taassup yaygınlaşmış ve dört mezhebin koyduğu usullerin dışına çıkılamamıştır. Memlükler Dönemi’nde, Arap dilini, edebiyatını ve düşüncesini kaybolmaktan ve unutulmaktan korumak amacıyla Arap mirasını canlı tutmak için entelektüel gayretler ortaya konmuş; telif edilen önemli eserler, daha sonraki kuşaklara miras bırakılmıştır. Şehâbeddin Mahmûd, Arap dili ve belâgatında zirve yapmış, nazım ve nesirde üstün bir ustalık sergilemiştir. Sahip olduğu bu edebî yeteneğini yazdığı eserleriyle ve yetiştirdiği öğrencileri aracılığıyla ispatlamış, akranlarının önüne geçerek döneminin en önde gelen yazarlarından biri olduğunu ispat etmiştir. Nazmettiği şiirlerinin etkisi ve edebî tarzındaki netlik, kendisini zamanında popülerleştirmiştir. Edebî mektup (Teressül) yazmış; mensûb yazısıyla ücret karşılığında kitaplar kopyalamış, dinî şiirin bir bölümü kabul edilen Hz. Peygamber’e (s.a.v.) övgü şiirleri inşâd etmiştir. Kesintiye uğramadan elli yıl süreyle, devletin en önemli görevlerinden biri kabul edilen sır kâtipliği görevini yürütmüş ve devletin en gizli sırlarına vâkıf olmuştur. Sahip olduğu üstün nitelikleri sayesinde ailesine iyi bir itibar bırakmış ve çocukları, adeta babalarının şöhretiyle anılan “Şehâbeddin Mahmûd’un çocukları” diye tanınmıştır. Oğulları ve torunlarıyla hem kâtip hem de âlim bir aile meydana getirmiştir. Tarihçi İbn Râfi ile tarihçi, edip ve şair Safedî, onun seçkin öğrencilerindendir.
Arap Dili ve Belâgatı Memlükler Dîvân-ı İnşâ Edebî Mektup Peygamber Övgüleri
The subject of this study is, in general, the Na’t poetry praising the Prophet during the Sadr al-Islam period, and more specifically, during the Mamluk era. Additionally, it includes a brief biography of Shihab al-Din Mahmud al-Halabi al-Dimashqi—one of the leading figures of his time, considered highly knowledgeable and reliable in scholarly terms—along with examples of the laudatory poems he composed for the Prophet Muhammad (peace be upon him). The Mamluks were a Muslim Turkish dynasty that, in 658/1260, achieved a brilliant victory at the Battle of Ayn Jalut against the Mongols, who were oppressing Muslims and denying them even the right to live. This victory secured an important place for the Mamluks in both Islamic and world history. They ruled for 267 years over Egypt, Syria, and the Hejaz. During their reign, the Mamluks achieved numerous political, military, scholarly, and cultural successes, leaving an imprint on the Middle Ages. The intellectual and cultural impact of these achievements continues to be felt today. Following the defeat of the Mongols, scholars from various regions migrated to the Mamluk state, which they considered the safest refuge. These scholars revitalized the intellectual life of the state and accelerated its scholarly progress. Particularly in religious sciences, their contributions led to the emergence of some of the richest scientific outputs in Islamic history. Since these scholars were supported by the rulers and granted autonomy, scholarly activities reached their peak; comprehensive and encyclopedic works, including dictionaries, influenced other societies and countries. During this period, the writing of commentaries and marginal notes increased, studies in hadith became widespread, and Sufi movements proliferated. Sectarian adherence was strengthened, and the principles of the four main madhhabs were strictly followed. In the Mamluk era, intellectual efforts were made to preserve the Arabic language, literature, and thought from being lost, keeping the Arab heritage alive. The significant works authored during this period were passed down to subsequent generations as a legacy. Shihab al-Din Mahmud excelled in Arabic language and rhetoric, attaining mastery in both poetry and prose. He demonstrated his literary talent through his writings and by training his students, surpassing his contemporaries and establishing himself as one of the leading authors of his time. The impact of his poetry and the clarity of his literary style contributed to his popularity. He wrote literary letters (ta’ris), copied books in mensub script for a fee, and composed religious poetry, including eulogies for the Prophet Muhammad (peace be upon him). For fifty uninterrupted years, he served as the state’s secret secretary, a position considered one of the most important—and became fully acquainted with the state’s most confidential affairs. His exceptional qualities earned his family a distinguished reputation, and his children became known as “the children of Shihab al-Din Mahmud,” celebrated for their father’s fame. Through his sons and grandsons, he established a family of both secretaries and scholars. Among his distinguished students were the historian Ibn Rafi and the historian, litterateur, and poet Safadi.
Arabic Language and Rhetoric Mamluks Dîvân-ı İnşâ Literary Letter Praises of the Prophet
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili, Edebiyatı ve Kültürü, Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.32955/neu.ilaf.2025.11.2.04 |
| IZ | https://izlik.org/JA43GH39MN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 2 |