Birinci Dünya Savaşı, yalnızca siyasal dengeleri değil, aynı zamanda küresel ekonomik düzenin temel yapılarını da derinden dönüştürmüştür. 1916–1919 yılları arasında Avrupa devletleri, üretim kapasitelerinin tükenmesi, enflasyonist baskılar ve ağır borç yükleri nedeniyle ciddi bir ekonomik çöküş yaşamıştır. Kömür, demir ve çelik gibi stratejik hammaddelerde yüzde 50’yi aşan kayıplar, savaş sonrası yeniden yapılanmanın karşı karşıya kalacağı zorlukları önceden haber verirken; para arzındaki genişleme ve gıda kıtlığı yaşam standartlarını ciddi biçimde geriletmiştir. Buna karşılık Amerika Birleşik Devletleri, kitlesel üretim, standartlaşma ve güçlü mali kapasitesi sayesinde savaşın ekonomik kazananı olarak ortaya çıkmıştır. Handley Page Memorandumu gibi somut örnekler, Avrupa sanayisinin Amerikan desteği olmaksızın sürdürülebilirliğini yitirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Avrupa’nın borçlu, Amerika Birleşik Devletleri’nin ise alacaklı bir konuma geçmesi; New York’un Londra’nın yerini alarak dünyanın finans merkezi hâline gelmesinin ve doların küresel rezerv para olarak yükselişinin önünü açmıştır. Bu yönüyle 1916–1919 dönemi, yalnızca savaşın mali sonuçlarını değil, aynı zamanda günümüz küresel ekonomik sisteminin oluşumunda belirleyici bir eşik noktayı temsil etmektedir. Söz konusu dönem, uluslararası ekonomik ilişkileri uzun yıllar boyunca şekillendirecek olan Amerikan sanayi pratikleri, mali üstünlüğü ve kurumsal etkisinin belirginleştiği yeni bir dünya ekonomisinin başlangıcını işaret etmiştir.
Birinci Dünya Savaşı Amerika Birleşik Devletleri’nin Yükselişi Avrupa Ekonomisi Borç Krizi Küresel Finans
The First World War profoundly reshaped not only political balances but also the foundations of global economic order. Between 1916 and 1919, European states suffered economic collapse due to depleted production capacities, inflationary pressures, and overwhelming debt burdens. Losses exceeding 50 percent in strategic raw materials such as coal, iron, and steel foreshadowed the difficulties of postwar reconstruction, while monetary expansion and food shortages drastically undermined living standards. In contrast, the United States emerged as the economic victor through mass production, standardization, and strong financial capacity. Concrete examples such as the Handley Page Memorandum illustrate that European industry had become unsustainable without American support. The shift of Europe into a debtor position and the U.S. into a creditor position paved the way for New York to replace London as the world’s financial hub and for the dollar’s rise as the global reserve currency. Thus, the years 1916–1919 represent not only the fiscal aftermath of the war but also a decisive threshold in the formation of today’s global economic system. It marked the beginning of a world economy increasingly shaped by American industrial practices, financial dominance, and institutional influence—developments that would define international economic relations for decades to come.
First World War U.S. Ascendancy European Economy Debt Crisis Global Finance
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Uluslararası Siyaset |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 2 Sayı: 2 |