Bu çalışma, kentsel dönüşüm süreçlerinde muhalif maliklerin paylarının rızaları dışında satışa çıkarılmasının mülkiyet hakkına müdahale niteliğini ve bunun klasik kamulaştırma kurumu ile benzerlik veya farklılıklarını incelemektedir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a göre birden çok kişinin, herhangi bir “birlikte mülkiyet” tipiyle malik olduğu riskli taşınmazda; maliklerin salt çoğunlukla aldıkları dönüşüm kararına ve müteahhitle yapılan sözleşmeye katılmayan maliklerin, taşınmazda sahip oldukları pay, istekleri dışında diğer maliklere veya üçüncü kişilere satılmaktadır. Çalışmada, söz konusu satış işlemi incelenirken öncelikle Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nda düzenlenen satış sözleşmeleriyle mukayesesi yapılmaktadır. Sonrasında 6306 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen işlemlerde mülkiyet hakkı ile kamu yararı dengesinin ne ölçüde gözetildiği, Anayasa m. 35 ve 46 ışığında tartışılmaktadır. Mülkiyet hakkı, Anayasa ve uluslararası belgelerde temel hak olarak düzenlenmiş olup yalnızca kamu yararı amacıyla sınırlanabilmektedir. Ancak kentsel dönüşüm kararına katılmayan muhalif maliklerin rızaları dışında paylarının satışının, gerçek anlamda bir satış işlemine mi, klasik kamulaştırma kurumuna mı yoksa özel mülkiyete farklı bir müdahale biçimine mi karşılık geldiği yönünde tartışma yaratmaktadır. Çalışmada, kamulaştırma, devletleştirme, istimval ve müsadere gibi mülkiyete müdahale türleri karşılaştırmalı olarak ele alınmış, kamu yararı kavramının hukuksal perspektifinden irdelenmiştir. Ayrıca bireysel yarar ile kamu yararı dengesi çerçevesinde, kentsel dönüşümde çoğunluk kararıyla alınan kararların muhalif maliklerin haklarına etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma, Anayasa hukuku, İdare hukuku, Medeni hukuk, Borçlar Hukuku ve İnsan Hakları perspektifinden meseleyi ele almış; doktrin, yargı kararları ve uluslararası belgelerden yararlanılmıştır. Sonuç olarak, muhalif maliklerin paylarının satışının kamulaştırma ile aynı nitelikte olup olmadığı ve hukuk devleti ilkesine uygunluğu değerlendirilmiştir.
Kentsel dönüşüm mülkiyet hakkı sözleşme hukuku kamulaştırma kamu yararı hukuk devleti
This study examines the nature of the unconsented sale of shares of dissenting owners in urban transformation processes and its similarities and differences from traditional expropriation. According to Law No. 6306 on the Transformation of Areas at Disaster Risk, in risky properties owned by multiple individuals under any type of "joint ownership," the shares of those owners who do not participate in the transformation decision taken by a simple majority and the contract with the contractor are sold to other owners or third parties against their will. This study examines the sale transaction in question, first comparing it with sales contracts regulated in the Turkish Code of Obligations. Subsequently, the extent to which the balance between property rights and the public interest is observed in transactions conducted under Law No. 6306 is discussed in light of Articles 35 and 46 of the Constitution. The right to property is regulated as a fundamental right in the Constitution and international documents and can only be limited for public benefit. However, the sale of shares of dissenting owners who disagree with urban transformation decisions without their consent sparks debate as to whether this constitutes a true sale, a classic expropriation procedure, or a different form of intervention in private property. In this study, types of interventions in property such as expropriation, nationalization, requisition and confiscation were discussed comparatively and examined from the legal perspective of the concept of public interest. Furthermore, within the framework of the balance between individual and public interest, the impact of majority decisions on urban transformation on the rights of dissenting owners is evaluated. The study examines the issue from the perspectives of constitutional law, administrative law, civil law, the law of obligations, and human rights, drawing on doctrine, judicial decisions, and international documents. Consequently, it assesses whether the sale of shares of dissenting owners is tantamount to expropriation and its compatibility with the principle of the rule of law.
Urban regeneration property right law of contract expropriation public interest rule of law
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Hukuk Teorisi, İçtihat ve Hukuki Yorum, Hukuk ve Beşeri Bilimler, Hukuk (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 8 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 23 Sayı: 1 |