ELMALILI M. HAMDİ YAZIR’IN HUKUK DÜŞÜNCESİ
Öz
II. Meşrutiyet döneminde mebus ve evkaf nâzırı, Kanun-ı Esasî’nin 1909’daki kapsamlı tadilinde etkin rol oynayan bir hukukçu, döneminin çeşitli dergilerinde neşrettiği ilmî makalelerle genç bir İslâm âlimi ve mütefekkir olarak temayüz eden, Cumhuriyet döneminde çekildiği inziva yılları boyunca Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirini kaleme alan Elmalılı M. Hamdi Yazır (1878-1942), 20. yüzyılın ilk yarısında farklı sahalardaki faaliyetleriyle etkili olmuş çok yönlü bir şahsiyettir. Günümüzde daha ziyade tefsiriyle hatırlanan Elmalılı Hamdi Yazır’ın ilmî kariyerinin önemli bir bölümü fıkıh ilmine dair çalışmalarla geçmiş olmakla birlikte, onun fıkhî mesaisinin gereğince incelenmiş olduğu söylenemez. Başta fıkıh olmak üzere dinî ilimlerdeki yetkinliği yanında Fransızca üzerinden Batı felsefesini, hukukunu ve modern siyâsî düşünceyi takip eden çok yönlü bir âlim olarak Yazır’ın Cumhuriyet öncesinde fıkıh ilmine dair çeşitli yazılarında dile getirdiği düşünceler, o devirde gerek âlimlerin gerek aydınların konuyla ilgili düşünceleri arasında hususi bir önem taşır. Modernist olmayışı bakımından çağdaşı Reşid Rıza gibi düşünürlerden ayrılan Elmalılı, geleneği katı bir şekilde takip eden bir nakilci de değildir. İslâm medeniyetinin içinde bulunduğu krizin ve bu kriz vesilesiyle ulemâya düşen mesuliyetin tam mânasıyla farkında olan bir âlim-düşünür olarak Elmalılı’nın fıkhî mirasının özünü; fıkıh ilmini kendi bünyesine sadık kalarak geliştirmek, fıkhın bilimsel olgunluk ve tatbik kabiliyeti bakımından Batı hukukundan geri kalmayan zengin bir hukuk sistemi olarak devamlılığını sağlamak, modern bir toplumda ihtiyaç duyulan kanunları fıkıh geleneğine bağlı kalarak hazırlamak yönündeki zihnî çaba teşkil eder. Bu yazıda Elmalılı’nın belirli bazı fıkıh meseleleri hakkındaki görüşlerinden ziyade, genel olarak fıkıh ilmi hakkındaki bütüncül tasavvurları ortaya konulacak, II. Meşrutiyet’in ilanıyla başlayan yeni dönemde fıkıhtan beklediği işlevlere dair bazı gözlemler dikkatlere sunulacak, 1909 yılında Kanun-ı Esâsî’nin tadiline dair kaleme aldığı raporda yansıdığı şekliyle siyaset ve hukuk ilişkisine dair düşünceleri analiz edilecektir.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Kaynakça
- Bilgin, Mustafa, “Hak Dini Kur’an Dili”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (DİA), C 15, İstanbul 1997, s. 153-163.
- Bilmen, Ömer Nasuhi, Büyük Tefsir Tarihi, Ankara, 1960.
- Çankaya, Ali, Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler, II, Ankara, 1968-1969.
- Doğan, Atila, Osmanlı Aydınları ve Sosyal Darwinizm, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul 2006.
- Fergan, Eşref Edip, “İslam İlim Alemi İçin Büyük Bir Ziya”, İTA Mecmuası, I/36, 1942, s. 2.
- Hamevî, Gamzu Uyûni’l-Besâir, İstanbul 1290.
- İbn Nüceym, el-Eşbâh ve’n-Nezâir, DKİ, Beyrut 1993.
- İnal, İbnülemin Mahmud Kemâl, Son Hattatlar, İstanbul 1955.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Siyaset Bilimi (Diğer)
Bölüm
Monografi
Yazarlar
Yayımlanma Tarihi
3 Temmuz 2026
Gönderilme Tarihi
4 Haziran 2026
Kabul Tarihi
30 Haziran 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Sayı: 17