Bu çalışma, Osmanlı klasik dönem mimarisinin önemli örneklerinden biri olan Ilgın Lala Mustafa Paşa Hamamı’nın varlığını, tarihsel sürecini ve mekânsal konumunu arşiv belgeleri, seyahatnameler, vakfiye kayıtları, yerel anlatılar ve arkeolojik bulgular aracılığıyla tespit etmeyi amaçlamaktadır. 16. yüzyılda Lala Mustafa Paşa tarafından inşa ettirildiği anlaşılan bu çifte hamam, külliyeye ait diğer yapılarla benzer mimari teknik ve malzeme kullanımı göstermekte olup, zamanla bakımsızlık nedeniyle harap duruma gelmiş ve 20. yüzyıl ortalarında üzerine inşa edilen sinema ve kültür binası ile tamamen gözden kaybolmuştur. 21. yüzyılda başlatılan kentsel dönüşüm projeleri ve hafriyat çalışmaları sırasında, hamama ait bazı kalıntıların yeniden ortaya çıkarılması sayesinde yapının varlığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 2023 yılında 1. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen yapı, klasik Osmanlı hamam mimarisi ve menzil külliyesi örnekleri arasında özgün bir yere sahiptir. Bu araştırma, unutulmuş bir Osmanlı eserinin izini sürerek hem tarihî belgelemeye hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca, plansız kentleşmenin kültürel yapılar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmekte ve benzeri yapıların korunmasına yönelik restorasyon ve sürdürülebilirlik stratejileri için öneriler sunmaktadır.
This study aims to identify, contextualize, and document the historical and architectural significance of the Ilgın Lala Mustafa Pasha Bath, a notable example of classical Ottoman period architecture. Through a multidisciplinary methodology combining archival documents, vakfiye records, travelogues, oral histories, and recent archaeological findings, the research confirms the existence of a çifte hamam (double bath) constructed in the 16th century by Lala Mustafa Pasha. Sharing architectural and material characteristics with other structures of the associated külliye (complex), the bath fell into disuse during the late Ottoman period and was obscured entirely in the mid-20th century due to the construction of a cinema and cultural center atop its remains. During urban transformation efforts in the 21st century, remnants of the bath were rediscovered, leading to its official designation in 2023 by the Konya Regional Council for the Conservation of Cultural Heritage as a Grade I protected cultural asset. The findings highlight the bath's distinct position within the typology of Ottoman civic and religious architecture and underline its value in the broader narrative of cultural heritage conservation. This research not only contributes to the historical documentation of a long-forgotten Ottoman monument but also critically engages with the consequences of unplanned urbanization. It offers strategic recommendations for the restoration, sustainable management, and preservation of similar structures threatened by modern development.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Ottoman Culture and Art, Ottoman Field Service, Ottoman Institutions and Civilization (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | January 1, 2026 |
| Acceptance Date | April 12, 2026 |
| Publication Date | April 23, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.14520/adyusbd.1853626 |
| IZ | https://izlik.org/JA22RK77AZ |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 52 |