Kasım 1968’de Gaziantep’te meydana gelen ve şehirde infiale yol açan sokak olayları, taşrada gelişen toplumsal hareketlerin Türkiye’nin iç güvenlik politikalarına ve devlet-toplum ilişkilerine etkilerini ortaya koyması açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Olayların başlangıç noktası, Gaziantep Emniyet Müdürü Osman Nuri Gezmen’in, ihbar sonucu yürütülen bir operasyon sırasında, 17 yaşındaki ehliyetsiz şoför Recep Kara’yı yanlışlıkla vurması olmuştur. Recep Kara’nın ölümünün ardından şehirde başlayan protestolar, başta şoförler ve gençler olmak üzere geniş halk kesimlerinin katılımıyla büyümüş; cenaze süreciyle birleşerek Gaziantep genelinde büyük çaplı sokak olaylarına dönüşmüştür. Göstericiler, Hükümet Konağı, Merkez ve Akyol Karakolları gibi kamu binalarına saldırılar düzenlemiş; emniyete ait araçlar kullanılamaz hale getirilmiş, olayları fırsat bilen bazı kişiler şehirde yağma teşebbüsünde bulunmuştur. Devletin güvenlik güçleri olayları bastırmak için yoğun müdahalelerde bulunmuş, şehirde olağanüstü güvenlik önlemleri alınmıştır. Olayları bastırmak için Ankara ve Antakya’dan takviye ekipler istenmiş, bütün bu yaşananlar TBMM gündemini de meşgul etmiştir. TBMM’de; muhalefet partileri hükümeti güvenlik politikaları açısından sert biçimde eleştirirken, hükümet tarafından ise dönemin İçişleri Bakanı Faruk Sükan ve Başbakan Süleyman Demirel, yaşanan hadiseleri münferit bir güvenlik vakası olarak nitelendirilmiştir. Bu olaylar, 1960’lı yıllarda Türkiye’de artan toplumsal huzursuzluğun taşra kentlerindeki yansımalarını gösterdiği gibi, devletin kriz yönetimi kapasitesini, güvenlik güçlerinin müdahale biçimlerini ve vatandaşla olan ilişkilerini tartışmaya açmıştır.
The street riots that took place in Gaziantep in November 1968 and caused an uproar in the city are an important example in terms of revealing the effects of social movements developing in rural areas on Turkey's internal security policies and state-society relations. The starting point of the events was the accidental shooting of 17-year-old unlicensed driver Recep Kara by Gaziantep Police Chief Osman Nuri Gezmen during an operation carried out following a tip-off. Following Recep Kara's death, protests began in the city and grew with the participation of broad segments of the public, primarily drivers and young people. These protests merged with the funeral procession and turned into large-scale street riots throughout Gaziantep. Protesters attacked public buildings such as the Government House, Central Police Station, and Akyol Police Station; police vehicles were rendered unusable, and some individuals took advantage of the situation to loot the city. State security forces intervened heavily to quell the unrest, and extraordinary security measures were taken in the city. Reinforcements were requested from Ankara and Antakya to quell the incidents, and all these events occupied the agenda of the Grand National Assembly of Turkey (GNAT). In the TBMM, opposition parties harshly criticized the government's security policies, while the government, represented by then-Minister of the Interior Faruk Sükan and Prime Minister Süleyman Demirel, characterized the events as an isolated security incident. These events were part of the increasing social unrest in Turkey during the 1960s.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Türkish Political Hİstory |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | January 5, 2026 |
| Acceptance Date | April 15, 2026 |
| Publication Date | April 23, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.14520/adyusbd.1856576 |
| IZ | https://izlik.org/JA62HM79ZG |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 52 |