This study examines the concept of “truth” in criminal procedural law through the lens of philosophical This study examines the concept of “truth” in criminal procedural law through the lens of philosophical theories of reality and truth. It explores the conceptual distinctions between “truth,” “material truth,” “fact,” and “event” as used in law and philosophy, providing a comprehensive framework. The research analyses the differences between factual and legal truths sought in criminal trials and explains how judicial truth emerges from their intersection. Major philosophical approaches—correspondence, coherence, pragmatic, and deflationist theories—are discussed in relation to evidence assessment and judicial reasoning. The study also considers the implications of semantic theories of truth in legal language and the role of verificationism in determining evidentiary standards. Debates on objectivity and subjectivity in law and the construction of judicial truth are addressed, highlighting the interweaving of normative and factual elements. Ultimately, the study emphasizes that criminal adjudication aims not at absolute truth but at a relative material truth, with ethical considerations, procedural safeguards, and epistemic virtues being essential to achieving justice.
Bu çalışma, ceza yargılaması hukukunda gerçeğin ne anlama geldiğini felsefi gerçeklik ve doğruluk teorileri ışığında irdelemektedir. “Gerçek”, “maddi gerçek”, “doğru”, “olgu” ve “olay” kavramlarının hukukta ve felsefede farklı kullanımlarını ele alarak kavramsal bir çerçeve sunar. Ceza yargılamasında aranan maddi gerçeklik ve hukuksal gerçeklik arasındaki ayrımlar incelenmiş; yargısal kararların bu iki gerçeklik türünün kesişiminden nasıl doğduğu açıklanmıştır. Çalışma, uygunluk, tutarlılık, pragmatik ve deflasyonist doğruluk teorileri gibi temel felsefi yaklaşımları ele alarak, bunların delillerin değerlendirilmesi ve yargı kararlarının gerekçelendirilmesindeki işlevlerini tartışır. Ayrıca, semantik doğruluk kuramının hukuki dildeki yansımaları ve doğrulamacılık ilkesinin ceza yargılamasındaki kanıt standardı üzerindeki etkisi değerlendirilir. Hukukta nesnellik ve öznellik tartışmaları ile yargısal gerçekliğin inşa süreci, normatif ve olgusal unsurların birbirleriyle bağlantısı bağlamında analiz edilir. Sonuç olarak, ceza yargılamasının mutlak gerçek yerine nispi maddi gerçekliğe ulaşmayı hedeflediği; bu süreçte etik, usul kuralları ve epistemik erdemlerin adaletin tesisinde belirleyici olduğu vurgulanmaktadır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Criminal Law |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | July 31, 2025 |
| Acceptance Date | January 8, 2026 |
| Publication Date | January 27, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 30 Issue: 1 |