Bu çalışma, erken Cumhuriyet döneminde Türkiye–Suriye sınırında ortaya çıkan kaçakçılık faaliyetlerini, gazeteci Mümtaz Faik Fenik’in 1936–1937 yıllarında yayımladığı Cenup Hududunda, Cenup Röportajları ve Memleket Röportajları başlıklı yazı dizileri üzerinden ele almaktadır. Makale, kaçakçılığı yalnızca iktisadi kayıplar ya da asayiş sorunları çerçevesinde değerlendirmek yerine, sınırın tarihsel ve yapay niteliği, Fransız mandater yönetiminin uygulamaları ve sınır hattındaki yerel sosyo-ekonomik koşullarla ilişkili, çok boyutlu bir toplumsal yapıyı incelemektedir. Fenik’in saha gözlemlerine dayanan anlatıları, sınır bölgelerinde akrabalık bağları, ticaret ağları ve kültürel sürekliliklerin kesintiye uğramadan devam ettiğini ve bu durumun da kaçakçılığı sıradan ve meşru bir geçim hâline getirdiğini göstermektedir. Yazı dizilerinde yer alan betimlemeler, demografik yapı, yoksulluk, ulaşım imkânsızlıkları ve devlet hizmetlerinin sınırlılığı gibi etkenlerin, sınır ekonomisini kayıt dışı faaliyetlere bağımlı kıldığını ortaya koymaktadır. Bu çalışmada ayrıca, Fransız mandater yönetiminin sınır hattındaki güvenlik ve idari uygulamalarının Türk basınında nasıl temsil edildiği ve bu temsillerin millî güvenlik söylemiyle nasıl ilişkilendirildiği tartışılmaktadır. Fenik’in köylerin geri kalmışlığı, eğitim eksikliği ve kalkınma sorunlarına yaptığı vurgular, erken Cumhuriyet döneminde kaçakçılıkla mücadelenin yalnızca askerî veya sadece güvenlik güçleriyle alınan önlemlerle değil, uzun vadeli toplumsal dönüşüm ve kalkınma politikalarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda ele alınan çalışma, basının erken Cumhuriyet dönemi sınır politikalarının şekillenmesindeki ve kamuoyu oluşturmadaki belirleyici rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır
This study examines the phenomenon of smuggling along the Turkey–Syria border during the early Republican period through the journalistic series Cenup Hududunda, Cenup Röportajları, and Memleket Röportajları, published in 1936–1937 by Mümtaz Faik Fenik. Rather than approaching smuggling solely as an economic loss or a public order problem, the article conceptualizes it as a multi-layered social phenomenon shaped by the artificial nature of the border, the policies of the French Mandate, and the local socio-economic conditions prevailing in the borderlands. Fenik’s accounts, grounded in first-hand field observations, reveal how kinship ties, trade networks, and cultural continuities persisted across the border, rendering smuggling a normalized and, in many cases, socially legitimate means of livelihood. His depictions demonstrate how factors such as demographic structure, poverty, inadequate transportation infrastructure, and the limited reach of state services made the border economy highly dependent on informal and illicit practices. The study also explores how the administrative and security measures implemented by the French Mandate along the border were perceived and represented in the Turkish press, and how these representations were integrated into broader discourses of national security. Furthermore, Fenik’s emphasis on rural underdevelopment, lack of education, and broader problems of economic and social stagnation suggests that efforts to combat smuggling in the early Republican era could not rely solely on military or police measures. Instead, they required comprehensive strategies centered on social transformation and regional development. In this context, the article aims to demonstrate the influential role of the press in shaping early Republican border policies and in constructing public opinion regarding border security and governance
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | History of The Republic of Turkiye |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | February 19, 2026 |
| Acceptance Date | March 31, 2026 |
| Publication Date | March 31, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31455/asya.1892534 |
| IZ | https://izlik.org/JA74HG28XP |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 35 |
Works published in the journal Asian Studies are licensed under a Creative Commons Attribution 4.0 International License.