When the Safavid State was founded in 1501 by Shah Ismail I, the office of sadārat was instituted as the highest authority over the religious-judicial-social (sharʿī–qaḍāʾī–ijtimāʿī) institutions. The offices of shaykh al-islām, qāḍī al-quḍāt, qāḍī ʿaskar, mullā, ḥujjat al-islām, and other religious-judicial-social positions were all subordinate to the sadārat. However, during the reign of Shah Tahmasb I, with the appointment of Abū’l-Ḥasan Nūr al-Dīn ʿAlī ibn al-Ḥusayn ibn ʿAlī al-Karaki al-ʿĀmilī to the office of shaykh al-islām, the authority and influence of the sadārat were significantly weakened. This development led to institutional dualism and a decline in centralized authority within the religious-judicial-social offices. From this point onward, the offices of sadārat and shaykh al-islām entered into an intense struggle for political power and influence. This contest over authority resulted in the dismissal, exile, and even execution of numerous sadr and shaykh al-islām figures. As the offices of shaykh al-islām and sadr gradually lost power, the increasing influence of jurists (fuqahāʾ) and mujtahids at the Safavid court, together with the dominance of juridical reasoning (tafaqquh-i fiqh), led to the establishment of the office of mullābāshī in 1127/1715. During the reign of Shah Sultan Husayn, the mullābāshī became the most prominent religious-judicial-social office and was regarded as the “supreme and highest religious-sectarian authority,” serving as the personal religious and sectarian adviser to the Safavid shahs. After the collapse of the Safavid State, the office of mullābāshī continued to exist during the periods of the Afghan, Afsharid, Zand, and Qajar dynasties. Although the emergence and institutionalization of the mullābāshī office belonged to the Safavid era, it attained its full and definitive character during the period of the Sunni Afghan local dynasties and the Afsharids. Under the Zand dynasty, the office of mullābāshī was abolished by Karim Khan Zand, and the sadr once again became the head of the religious-judicial-social institutions. The offices of shaykh al-islām, mullābāshī, qāḍī al-quḍāt, and other religious-judicial-social positions were subordinated to the sadārat. This arrangement remained in effect until the final years of the Zand dynasty. During the Qajar period, the office of mullābāshī did not assume a formal place among the bureaucratic institutions; however, individuals holding this position were referred to as advisers and confidants of the shahs, princes, and emirs. This article examines the establishment of the mullābāshī office and traces its transformation and evolution during the Safavid State as well as under the Sunni Afghan dynasties, the Afsharid dynasty, and the Zand dynasty.
Özet: Safevî Devleti, 1501 yılında Şah I. İsmail tarafından kurulduğunda sadâret makamı, şerî’-kazaî-ictimaî makamların en yüksek mercisi olarak ihdas edildi. Şeyhülislâm, kaziü’l kuzât, kadıasker, molla, hüccetülislâm ve sair şerî’-kazaî-ictimaî makamlar sadâret makamına bağlıydı. Şah I. Tahmasb döneminde şeyhülislâm makamına Ebü’l-Hasen Nûrüddin Ali İbn-i el-Hüseyn İbn-i Ali el-Kerekî el-Amîlî tayin edilmesiyle beraber sadâret makamının nüfuz ve otoritesi sarsıldı. Bu da şerî’-kazaî-ictmaî makamlardan çift başlılık ve adem-i otoriteyi beraberinde getirdi. Bu tarihten itibaren sadâret ve şeyhülislâm makamları siyasi otorite ve nüfuz için birbirleriyle amansız mücadeleye girdi. Bu nüfuz-otorite mücadelesi çok sayıda sadrın ve şeyhülislâmın azl edilmesine, sürgün edilmesine hatta öldürülmesine neden olmuştur. Şeyhülislâm ve sadrın zamanla zayıflamasıyla birlikte fakihler ve müctehitlerin Safevî sarayında güçlenmesi, tefekkür-i fıkhın galebesiyle H.1127/M.1715 mollabaşılık makamının icadına neden olmuştur. Şah Sultan Hüseyin döneminde şerî’-kazaî-ictimaî makamların en önde gelen makamı olan mollabaşılık makamı “en yüce ve yüksek dinî-mezhebî makamı ünvanıyla Safevî Şahlarının şahsi din ve mezhep müşaviri idi. Safevî Devleti’nin yıkılmasından sonra Afgan, Avşar, Zend ve Kaçarlar Hanedanları döneminde de mollabaşılık makamı mevcudiyetini korumuştur. Bu makamın zuhûr ve icadı her ne kadar Safevî Devleti’ne ait olmasına rağmen mollabaşılık makamı, Sünnî Afgan Yerel Hanedanı ve Avşarlar döneminde tam olarak gerçek hüviyetine kavuşmuştur. Zend Hanedanı döneminde mollabaşılık makamı, Kerin Han-ı Zend tarafından ortadan kaldırılmıştır. Sadr, tekrardan şerrî’-kazaî-ictimaî makamların başı olmuştur. Şeyhül-islâm, mollabaşı, kaziü’l kuzât ve sair şerî’-kazaî-ictimaî makamlar sadâret makamına bağlanmıştır. Bu uygulama Zend Hanedanın son dönemlerine kadar devam etmiştir. Kaçarlar döneminde de mollabaşılık makamı, divanî makamlar arasında yerini almamıştır. Ancak şahların, şehzadelerin ve emirlerin müşavirleri ve hecegânları ünvanıyla anılmışlardır. Bu makale; mollabaşılık makamının ihdası, Safevî Devleti, Afgan Sünni Hanedanlıkları, Avşar Hanedanı ve Zend Hanedanı dönemlerinde geçirdiği değişim ve dönüşümü ele almıştır.
makalemi yazarken bütün akademik etik kurallara uydum.
Her şey için teşekkür ediyorum
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | General Turkish History (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 7, 2025 |
| Acceptance Date | December 30, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 8 Issue: 14 |
The Journal of Academic History and Research is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.