Molla Ḫusrev’in Mukaddimesi Üzerinden Bir Tür Önerisi: Memzūc Nesir
Abstract
Arap edebiyatının tarihsel gelişiminde şiir ve nesir, farklı işlevlere sahip iki edebî tür olarak ortaya çıkmıştır. Şiir, duygusal yoğunluk ve estetik örgüyle öne çıkarken; nesir, bilgi aktarımı ve öğretici işleviyle zamanla ilmî ve edebî boyutlar kazanmış, çeşitli üslup sınıflandırmalarına konu olmuştur. Ancak ilmî eserlerin mukaddimeleri, yalnızca bir giriş metni değil, öğretici (didaktik) içeriği belagat sanatlarıyla kaynaştıran anlatımlarıyla klasik tür sınırlarını aşan bir nitelik kazanmıştır. Bu çalışmanın çıkış noktası, nesir metinlerine yönelik türsel açıdan sade (ʿādī)-bilimsel (ilmî)-edebî veya bilimsel (ilmî)-edebî-söylev (ḫaṭābī) gibi sınıflandırmaların, didaktik içerik ile estetik yoğunluğu iç içe geçiren mukaddimeleri açıklamakta yetersiz kalmasıdır. Osmanlı döneminde yaşamış bir alim olan Molla Ḫusrev’in (ö. 885/1480) Mirʾātu’l-Uṣūl fī Şerḥi Mirḳāti’l-Vuṣūl adlı eserinin mukaddimesi bu duruma örnek teşkil etmektedir. Mukaddimeler çoğunlukla berāʿatu’l-istihlāl, ḥusnu’l-ibtidāʾ, ḥamdele-ṣalvele gibi giriş unsurları ile belagat sanatları ekseninde incelenmiştir. Buna karşılık, bu unsurların, metindeki anlam kurucu (retorik ve metin içi anlam ilişkisini şekillendiren) işlevle nasıl bütünleştiğini ortaya koyan kapsamlı bir çerçeve henüz kurulmamıştır. Makale, bu boşluğu gidermek üzere “memzūc nesir” kavramını nesrin bir türü olarak teklif etmekte ve kavramı, ilmî düzen ile estetik yoğunluğun kaynaştığı; belagat sanatlarının anlam yapısında kurucu rol üstlendiği metinleri tanımlamak için önermektedir. Molla HüsrevḪusrev’in mukaddimesi, yalnızca didaktik bir giriş değil; ilmî meseleleri estetik örgüyle kaynaştıran ve belagatı metnin asli taşıyıcısı haline getiren bir örnek olarak bu çalışmada tarafımızca okunmaktadır. Araştırma, metin merkezli nitel çözümleme yöntemiyle yürütülmüş ve mukaddime tematik başlıklar altında incelenmiştir. Bulgular, bu mukaddimede ilmî, edebî, ʿālī (üst düzeyli) ve ḫaṭābī unsurların belirgin biçimde bütünleştiğini göstermektedir. Sonuç olarak, memzūc nesir; salt öğretici anlatımın yol açtığı kuruluğu gidermeye yönelen, bilgi ile belagati kaynaştıran ve klasik tasniflerin ötesine geçen bir nesir üslubu olarak değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım, ilmî ve estetik öğeleri dengeli biçimde bütünleştirerek mukaddime gibi melez yapıların anlaşılmasına katkı sunmakta; ayrıca öğretici söylemin belagatle yeniden inşası için uygulanabilir bir model önermektedir.
Keywords
Supporting Institution
Bu çalışmayı destekleyen herhangi bir kurum, kuruluş veya fon bulunmamaktadır.
Ethical Statement
Bu çalışma etik kurul onayı gerektirmeyen nitelikte olup, araştırma ve yayın etiğine uygun biçimde hazırlanmıştır.
A Genre Proposal Based on Mollā Khusraw’s Muqaddima: Memzūj Prose
Abstract
In classical Arabic literature, poetry and prose emerged as two principal literary genres from the earliest periods. Over time, prose developed both scholarly and aesthetic dimensions and became the subject of various typological classifications. However, the introductory sections (muqaddimāt) of scholarly works are not merely formal openings; rather, they integrate didactic content with rhetorical artistry in ways that transcend conventional genre boundaries. The point of departure for this study is the inadequacy of classifications such as plain-scholarly-literary (ʿādī-ʿilmī-adabī) or scholarly-literary-rhetorical (ʿilmī-adabī-khaṭābī) for explaining muqaddimāt that inseparably combine instructional clarity with aesthetic intensity. The muqaddima of Mirʾāt al-Uṣūl fī Sharḥ Mirqāt al-Wuṣūl by the Ottoman scholar Mollā Khusraw (d. 885/1480) exemplifies this limitation. Previous studies have typically examined muqaddimāt through isolated rhetorical devices such as barāʿat al-istihlāl, ḥusn al-ibtidāʾ, or ḥamdala–ṣalwala, without addressing their constitutive role in meaning construction. To address this gap, the article proposes the concept of memzūj prose as a distinct subtype of prose characterised by the fusion of scholarly structure and aesthetic density, where rhetorical elements function as meaning-generating components. Employing a text-centred qualitative analysis, the study examines the muqaddima under thematic headings and demonstrates the convergence of scholarly, literary, elevated, and rhetorical dimensions. In conclusion, memzūj prose is defined as a stylistic mode of prose that seeks to overcome the dryness produced by purely instructional discourse by synthesizing knowledge and eloquence, offering both a framework for interpreting hybrid compositions such as muqaddimāt and an applicable model for reconstructing didactic discourse through rhetoric.
Keywords
Supporting Institution
This research received no specific grant from any funding agency, institution, or organization.
Ethical Statement
This study does not require ethics committee approval and has been prepared in accordance with research and publication ethics.