Habermas'ın İletişimsel Eylem Teorisinde Lorenzer Etkisi: Dil, Sembol ve Sahnesel Anlama
Abstract
Adorno, Horkheimer ve Marcuse gibi Frankfurt Okulu-Eleştirel Teori düşünürleri pozitivizm,
modernite ve faşizm eleştirisi temaları etrafında birleşirken normatif-politik bütünlüklü bir projeksiyon ileri
sürmekten uzak durmuşlardır. Buna karşın, Jürgen Habermas iletişimsel eylem teorisiyle normatif-entelektüel
boşluğu doldurmaya çalışmıştır. Habermas, modernitenin özgürleştirici potansiyelinin iletişimsel eylemin
rasyonel doğasında mevcut olduğunu ileri sürmüştür; kamusal alanda aktörler arası karşılıklı anlama ve
uzlaşıyı mümkün kılmak için tarafların baskıdan uzak ve serbestçe iletişime girebilmeleri ideal söylemler
oluşturacaktır. Fakat özneler-arası iletişim pürüzsüz olmaktan uzaktır; iletişimde bilinçli-manipülatif veya
bilinçdışı sistematik pürüzler bulunabilir. Bu makale Alfred Lorenzer’in dilbilimsel psikanalitik yaklaşımının
önemini Habermas’ın görüşleri üzerindeki etkisi bağlamında; iletişimdeki sistematik pürüzlerinin giderilmesi
bakımından tartışmaktadır: Sahnesel anlama ve derinlemesine yorumlama, deforme olmuş-
sembolleştirilememiş özneler-arası dil oyunlarını anlaşılır kılmaktadır. Eleştirel Teori geleneğinde normatif
bir entelektüel girişim olarak iletişimsel eylem teorisinin oluşumunda Lorenzerci psikanalizin rolü önemlidir.
Keywords
References
- Referans 1 Adorno, Theodor ([1951] 2005), Minima Moralia: Reflections on a Damaged Life (London: Verso).
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
-
Journal Section
Research Article
Authors
Boran Ali Mercan
This is me
Publication Date
September 29, 2017
Submission Date
September 29, 2017
Acceptance Date
September 26, 2017
Published in Issue
Year 2017 Volume: 72 Number: 3
Cited By
İletişim Araştırmalarındaki Güncel Eğilimler Üzerine Bibliyometrik Bir İnceleme
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi
https://doi.org/10.31123/akil.1353611