This study aims to offer a multifaceted perspective on the mourning process that unfolds after death by addressing it within folkloric, cultural, and sociological contexts. Referring to the words of Rumi, “Everyone’s death is in their own color,” the paper explores how experiences of death and mourning vary not only on an individual level but also within social and cultural frameworks. In modern societies, the increasing emphasis on individual identity, the widespread influence of secularization, and the integration of digital technologies into everyday life have led mourning experiences to deviate from traditional forms, becoming more individualized and diversified. In this regard, mourning is not only approached as a psychological response but also as a cultural field where collective memory, symbolic representations, practices of remembrance, and social identities are produced and negotiated. From a folkloristic standpoint, the study analyzes traditional mourning expressions in Anatolian culture—such as ritual practices, verbal formulas, and symbolic behaviors—including wearing black, mourning baths, funerary meals, halva preparation, and lokma distribution. Gender-based mourning expressions are also discussed within this framework. In addition, from a sociological perspective, the study examines the influence of variables such as gender, class, and ethnic identity on mourning processes. The emergence of new mourning practices through digitalization and commemoration forms shared on social media further enables a comparative analysis of traditional and contemporary mourning. Ultimately, the study concludes that mourning is not merely an individual experience but a multilayered social phenomenon shaped by cultural norms, social roles, and the dynamics of the digital age. The interaction between traditional folk culture and contemporary sociological dynamics reshapes the forms and meanings of mourning expression.
Bu çalışma, bireysel bir deneyim olarak ölümün ardından gelişen yas sürecini; folklorik, kültürel ve sosyolojik bağlamlarda ele alarak çok katmanlı bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. Hz. Mevlânâ’nın “Herkesin ölümü kendi rengindedir.” sözüne atıfla, ölüm ve matemin bireysel farklılıklar kadar toplumsal ve kültürel yapılar içinde nasıl çeşitlendiği tartışılmaktadır. Modern toplumlarda bireysel kimliğin ön plana çıkması, sekülerleşmenin yaygınlaşması ve dijital teknolojilerin gündelik yaşama nüfuzu, yas deneyimlerinin geleneksel formlardan saparak daha bireyselleşmiş ve çoğullaşmış biçimlerde yaşanmasına neden olmuştur. Çalışmada yas, yalnızca psikolojik bir tepki değil; kültürel sembollerin, kolektif belleğin, anımsama pratiklerinin ve toplumsal kimliklerin üretildiği bir alan olarak ele alınmaktadır. Halkbilimi bakış açısıyla, Anadolu kültüründe yasın ifadesinde kullanılan ritüeller, sözlü kalıplar kolektif ritüel biçimleri ve sembolik davranış biçimleri analiz edilmiştir. Siyah giyme, yas hamamı, ölü yemeği, helva kavurma, lokma dağıtma gibi uygulamalarla birlikte toplumsal cinsiyete bağlı yas ifade biçimleri, bu çerçevede değerlendirilmiştir. Öte yandan sosyolojik yaklaşım doğrultusunda, toplumsal cinsiyet, sınıf ve etnik kimlik gibi değişkenlerin yas süreçleri üzerindeki belirleyici rolü incelenmiştir. Ayrıca dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni yas pratikleri ve sosyal medya üzerinden kurulan anma biçimleri, geleneksel ve çağdaş matemin karşılaştırmalı olarak ele alınmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada, yasın sadece bireysel bir deneyim değil; kültürel normlar, toplumsal roller ve dijital çağın etkisiyle biçimlenen çok katmanlı bir toplumsal olgu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Geleneksel halk kültürü ile çağdaş sosyolojik dinamikler arasındaki etkileşim, matemin ifade biçimlerini ve anlam çerçevesini dönüştürmektedir.
Bu çalışma, etik kurul izni gerekmemektedir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Turkish Folklore in the Türkiye Field, Sociology of Culture |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | June 13, 2025 |
| Acceptance Date | August 4, 2025 |
| Early Pub Date | December 14, 2025 |
| Publication Date | December 15, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 13 Issue: 46 |