An Evaluation of Biophilic Design in Airport Interiors: A Comparative Analysis with Examples from Turkey and Abroad
Abstract
Objective: This study examines the integration of biophilic design principles in airport interiors through a comparative analysis of selected cases from Türkiye and international contexts. Biophilic design seeks to strengthen the relationship between humans and nature within built environments and is increasingly relevant in airport settings due to their scale, intensity of use, and spatial complexity.
Materials and Methods: The study uses a qualitative, document-based comparative analysis of ten airport terminals– five from Türkiye and five international. The cases were selected using a criterion-based sampling strategy to ensure diversity in geographical context, climatic conditions, and architectural characteristics. The analysis is based on established biophilic design frameworks (Kellert, 2008; Browning and Ryan, 2014), from which twelve evaluation criteria were derived and operationalized into observable spatial indicators. Each airport was assessed on a four-point ordinal scale (0–3) to determine the degree of integration of these criteria. The resulting data were analyzed using a cross-case comparative approach to identify patterns and variations in biophilic design implementation.
Results: The findings reveal significant variation in the extent and mode of biophilic design integration across the cases. Higher-performing airports demonstrate a holistic, multi-layered application of biophilic principles, characterized by the combined presence of vegetation, natural light, materiality, and spatial integration. In contrast, lower-performing cases tend to rely on a limited number of features, primarily daylight and spatial openness. The comparison also highlights a distinction between technical sustainability strategies and experiential biophilic quality, indicating that environmental performance does not necessarily correspond to a perceptible nature-based spatial experience.
Conclusion: The study demonstrates that biophilic design in airport environments should be understood as a multidimensional and integrative approach rather than a collection of isolated elements. Although the findings are based on spatial and architectural evaluation rather than user-based empirical data, they provide a structured framework for assessing design potential in large-scale transportation environments. The results suggest that future airport design should adopt more comprehensive and context-responsive biophilic strategies, integrating multiple criteria to enhance spatial quality and environmental responsiveness.
Keywords
Biophilic Design
,
Airport Architecture
,
Spatial Analysis
,
Sustainable Design
,
Comparative Analysis
Havalimanı İç Mekanlarında Biyofilik Tasarımın Değerlendirilmesi: Türkiye ve Uluslararası Örneklerle Karşılaştırmalı Analizi
Öz
Amaç: Bu çalışma, Türkiye ve uluslararası örnekler üzerinden havalimanı iç mekânlarında biyofilik tasarım ilkelerinin entegrasyonunu karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. İnsan-doğa ilişkisini yapılı çevrede yeniden kurmayı hedefleyen biyofilik tasarım yaklaşımı, özellikle yoğun kullanım, yüksek stres ve mekânsal karmaşıklık içeren havalimanı ortamlarında önemli bir tasarım stratejisi olarak öne çıkmaktadır.
Materyal ve Yöntem: Çalışma, beşi Türkiye’den, beşi uluslararası olmak üzere toplam on havalimanı terminaline dayalı nitel, doküman temelli karşılaştırmalı bir analiz üzerine kuruludur. Örneklem, coğrafi çeşitlilik, iklim farklılıkları ve mimari özellikler dikkate alınarak ölçüt temelli örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Analiz, literatürde yer alan biyofilik tasarım çerçevelerine dayandırılmıştır (Kellert, 2008; Browning and Ryan, 2014) ve bu çerçevelerden türetilen on iki kriter, gözlemlenebilir mekânsal göstergeler üzerinden puanlanmıştır. Her havalimanı, bu kriterlerin entegrasyon düzeyini belirlemek amacıyla dört düzeyli (0–3) sıralı değerlendirme sistemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen veriler, örnekler arası karşılaştırmalı analizle değerlendirilmiştir.
Araştırma Bulguları: Bulgular, havalimanları arasında biyofilik tasarımın entegrasyon düzeyi ve biçimi açısından belirgin farklılıklar olduğunu göstermektedir. Yüksek performans gösteren örneklerde bitkilendirme, doğal ışık, malzeme kullanımı ve mekânsal bütünleşme gibi birden fazla kriterin birlikte ve sistematik şekilde uygulandığı görülmektedir. Buna karşılık, düşük performanslı örnekler çoğunlukla doğal ışık ve mekânsal açıklık gibi sınırlı sayıda özelliğe dayanmaktadır. Ayrıca, teknik sürdürülebilirlik uygulamaları ile deneyimsel biyofilik kalite arasında her zaman doğrudan bir ilişki olmadığı; çevresel performansın her durumda kullanıcı tarafından algılanabilir mekânsal deneyime dönüşmediği tespit edilmiştir.
Sonuç: Çalışma, havalimanı iç mekânlarında biyofilik tasarımın tekil unsurların ötesinde, çok boyutlu ve bütüncül bir tasarım yaklaşımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Araştırma, kullanıcı temelli ampirik veri içermemekle birlikte, biyofilik tasarımın mekânsal ve mimari düzeyde değerlendirilmesine yönelik sistematik bir çerçeve sunmaktadır. Bulgular, gelecekteki havalimanı tasarımlarında biyofilik ilkelerin daha bütüncül, ölçülebilir ve bağlama duyarlı şekilde ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler
Biyofilik Tasarım
,
Havalimanı Mimarisi
,
Mekânsal Analiz
,
Sürdürülebilir Tasarım