Travmatik yaşantılar, bireyde yoğun korku ve çaresizlik yaratarak duygusal, düşünsel ve psikolojik süreçleri uzun süre
etkileyen sarsıcı olaylardır. Bu tür olaylar, fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan ciddi tehditler oluşturur, güvenlik ve kontrol
algısını zedeler ve bireyde kaygı ve çaresizlik hissine neden olur. Akut Stres Bozukluğu (ASB) tanısı, bireyin işlevselliğini
bozan travmatik bir olaya maruz kalmasının ardından, iki gün ila dört hafta içinde ortaya çıkan semptomlarla
konulurken, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tanısı ancak dört hafta sonra verilebilmektedir. Erken dönemde
stres tepkilerinin tespit edilmesi ve müdahale edilmesi, TSSB gelişimini önleme açısından kritik öneme sahiptir. ASB
sürecinde dissosiyatif tepkiler, travmatik anılar ve duygudurum değişiklikleri iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir. Çocuklarda
TSSB, yetişkinlerden farklı olarak duygusal sınırlanma, aşırı uyarılma, dikkat eksikliği, sinirlilik ve ayrılık kaygısı
gibi semptomlarla kendini gösterir. Çocuklukta yaşanan travmatik yaşantılar, nörobiyolojik sistemleri etkileyerek gelecekteki
TSSB riskini artırabilir. Geç yetişkinlerde, TSSB genellikle sevilen birinin kaybı gibi travmatik deneyimlerle
ilişkilidir. TSSB gelişimini etkileyen temel faktörler arasında stres faktörleri, sosyal destek, sağlık durumu, eş tanı, bilişsel
bozulma ve kişilik özellikleri yer alır. TSSB’nin karmaşık ve çok boyutlu yapısı, doğru tanı ve etkili tedavi süreçlerini
zorlaştırmaktadır. Özellikle benzer belirtilere sahip olan bozukluklarla karışma riski, ayırıcı tanın önemini artırmaktadır.
Klinik uygulamalarda doğru ayırıcı tanı, bireyin uygun tedaviye erişimini ve iyileşmeyi sağlarken; araştırmalarda geçerli
ve güvenilir sonuçların elde edilmesine katkı sunar. Bu nedenle, TSSB’nin değerlendirilmesinde disiplinler arası ve sistematik
yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Traumatic experiences are shocking events that affect emotional, intellectual, and psychological processes for a long
time by creating intense fear and helplessness in the individual. Such events pose serious physical, psychological,
and social threats, damage the perception of safety and control, and cause anxiety and helplessness. While Acute
Stress Disorder (ASD) is diagnosed with symptoms that appear within two days to four weeks after exposure to a
traumatic event that disrupts the individual’s functioning, posttraumatic stress disorder (PTSD) can be diagnosed
only after four weeks. Identifying and intervening in early stress reactions is critical for preventing the development
of PTSD. During the ASD process, dissociative reactions, traumatic memories, and mood changes may negatively
affect recovery. Unlike adults, PTSD in children manifests with symptoms such as emotional limitation, hyperarousal,
attention deficit, irritability, and separation anxiety. Traumatic experiences in childhood may increase the risk of future
PTSD by affecting the neurobiological systems. In late adulthood, PTSD is often associated with traumatic experiences,
such as the loss of a loved one. The main factors affecting the development of PTSD include stress factors,
social support, health status, comorbidity, cognitive impairment, and personality traits.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Clinical Psychology, Trauma Psychology |
| Journal Section | Review |
| Authors | |
| Submission Date | April 24, 2025 |
| Acceptance Date | December 15, 2025 |
| Publication Date | January 31, 2026 |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 9 Issue: 17 |